Ay Işığı

"Siz yetenekli bir adamsınız, şereflisiniz, duruşunuz doğru," dedi Tetsuya. "Tekniğiniz yerinde, yaya hakimsiniz, ama zihnimizde hakim değilsiniz. Bütün koşullar lehinizdeyken hedefi buluyorsunuz, ama etrafta tehlike söz konusu olduğunda tutturamıyorsunuz. Oysa okçu savaşacağı ortamı her zaman seçemez, dolayısıyla kendinizi yeniden eğitin ve elverişsiz koşullara hazırlıklı olun. Okçunun yolundan ayrılmayın, yaşama yol veren bir yoldur o; ama doğru ve isabetli bir atışın insanın içi huzurluyken yapılan bir artıştan tamamen farklı olduğunu da öğrenin."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
William Hull, öğretmenlerin ders esnasında gözlem yapmasını elinde fener ile dolaşan bir gece kampçısına benzetir. Evet, siz fenerin ışığının yansıdığı yerde muhtemelen bir süür canlı göreceksinizdir ama onların hiçbiri elinizdeki fenerin ışığından korktuğu ya da tedirgin olduğu için karanlıkta olduğu gibi özgürce ve kendince hareket etmeyecektir.
Bazıları dışarıya açar, bazıları içine. Çiçek açtığını göremiyoruz diye suç çocuklarda değildir.
Güvenden arınmış ortam, insanın kalbine sis indirir ve bu sis tüm güzel seslenir emer, duyulmaz yapar. Böyle durumlarda insanın yüreği bir yaban arısı ordusu gibi vızıldayarak hiç durmadan vesveseler üretir ve her şeyin daha ürpertici olmasına sebep olur.
Erkek çocuklarının sandıklarının ve toplumun dayattığının aksine duygularını yaşamlarının ve dile getirmelerinin onları kadınsı yapmayacağı açık açık belirtilmelidir. Çünkü onlar muhtemelen dışa vurulacak ve ayan edilecek bir duygu varsa onun sadece kızgınlık olduğunu sanıyorlar.