Ay Işığı

Okulun müdürü; Muhammed Ali, Ronaldo, Einstein veya Michael Jackson olsaydı neler değişirdi?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Wolinski mizah için, "Bir insandan diğerine giden en kısa yoldur." der.
Doğamız gereği işbirlikçi canlılarız. Ama sadece aynı yaştaki bireylerin bir araya koyulduğu sınıflar ve çocuğun başarılı olmasını değil, ilk bakışta göze sokulan bir başarıya sahip olmasını dileyen yanlış yetişkinler, rekabet hissi yaratır. Bu his de sınıftaki olumlu bağlılığı zedeleyip çocukların birbirinden nefret etmesine sebep olur. Çünkü yaratılan ortam bir muharebe ortamıdır ve muharebe olan vadilerde ne bir çiçek ne de bir ot yetişir.
Çocukların soruları müfredatın ta kendisidir. Ve bir sınıfta düşünebilen çocuklar varsa o sınıf yeterince zengindir. Teknoloji ile giydirilmiş ve materyallerle süslenmiş ders ortamlarına aslında o kadar da ihtiyacımız yok, anlamına gelir bu.
Eğitim Bir Kitle İmha Silahı kitabında yazanlara göre okul sistemi, topluma söylendiği gibi okuma yazma oranını arttırılmak üzere inşa edilmemiştir. İnsanların usta-çırak ilişkisi çerçevesinde eğitildiği serbest eğitim stilinde de şimdiki gibi bir okuma oranına sahiptik. Yani okulların açılması okuryazar oranını değiştirmedi. Zaten amaç bu da değildi. Taylor Gatto'ya göre okullar, insanların belli düşünce kalıplarını topyekun ve hızlıca giyinmesi, itaatkar bireyler olması için açılmıştır.