Ay Işığı

Bir insan-ı kamil bulasın ki o kâmil sana seni tanıta, demişlerdir. Bakınız, insan-ı kâmil size kendisini tanıtmıyor. Bu kâmil size yine sizde olanı tanıtıyor. Geleneksel eğitim anlayışında bir kişinin kendisini tanıyabilmesi için dışarıdan birisinin ona kendini görsün diye ayna tutması gerekir. Buna "cemâl cemâle karşı" denir. İşte bu noktada demişlerdir ki bir öğretmeni kabul etmeyen kişi kendi hodbîn nefsini öğretmen edinmiş olur. Nefs de şeytandandır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Her ideolojinin normatif tarafı ve iç katmanları vardır. Bugün Türkiye'de belirli bir ideolojiyi izleyenler, ister Kemalist ister İslamcı olsunlar, her ikisi de şeriat düzeyinde kalmışlardır. İkisi de birbirlerine hukuk dayatırlar, norma dayalı faaliyet yaparlar. Gönle hitap etmezler. Hukukî dayatmayla kendilerine katılmayı sağlamaya çalışırlar. Bu yüzden Türkiye'deki çatışma bir bakıma "şeriatçılar" arası çatışmadır.
"Dert ağlatır, aşk söyletir." Aşkı olmayanın irfanı olmaz.
Tasavvuf ağırlıklı bir İslam anlayışı Osmanlı'nın zihniyetini belirlemiştir. Osmanlı insanının sanat ve estetiğe daha yatkın olduğunu, daha çok meylettiğini görmekteyiz. Onun için Osmanlı'nın ibadetleri bile bir cümbüş halindedir. Kandilleri vardır. Şerbetleri vardır.