Bir gün bir evin güneş görmeyen tek odasının, içinde derinleri kırık gözlere sahip biri yok olacak. Evin en dağınık odası cesetten soğuk ve yaşamdan daha boş kalacak. Duvarlardaki çocukça yazılar kaldırılacak, anlatılanların üstüne bir boya sürülecek. Hayalleri başkasının yaşantısı olacak belki; yaldızlı tavan, tüllü yatak. Hiç açılmayan perdesi sonuna kadar açılacak, kırık gözleriyle gülümsediği bütün fotoğraflar kaldırılacak. Çığlıklar atarak uyanan bedeni, toprakta çürüyecek. Çektiği bütün acılar onunla beraber toprağa girecek, gülümsediği anlar onunla ölecek. Yaşamamış olacak, hiç var olmamış. Yalnızlığa mahkûm edilen o, asırlarca susacak. EÇ. 10.09.21