Kabuğunu koparmadan
ne bir elmayı soyabildim
ne de iyileştirebildim bir yaramı
ama karşıma çıkınca
kızmadım hiç elma kurduna
bendim çünkü bıçağı saplayan
onun yurduna
(S.A)
Mutsuzluğum, hayır diyemeyen birinin mutsuzluğuydu. Bir şeyler teklif edilip de reddedince, karşımdakinin yüreğinde de kendi yüreğimde de sonsuza dek onarılamayacak aleni bir çatlağın oluşacağı korkusunu taşırdım hep.
Toplumun anlaşılmazlığı bireyin anlaşılmazlığıdır. Toplum bir okyanus değildir bireyler okyanustur. Dünya denen okyanus illüzyonuna karşı duyduğum dehşetten azıcık da olsa böyle kurtulmayı başarmıştım.
Mutlu bu insanlar. Benim gibi bir aptal, ikisinin arasına girerek her şeyi mahvetmek üzere.
Mutluluk!
Tanrım, benim gibi birinin duasını kabul edecek olursan şayet, ömrüm boyunca bir kez olsun bana da bu mutluluğu bahşet!