1930'larda amerikali çiftçilerin zorunlu göç etmesinin hikayesi. Topraklarına el konulmasıyla çiftçiler kaliforniya'ya el ilanlariyla vaad edilen işlerde çalışmaya diyorlar. Bir ailenin parçalanmasına her anına tanık oluyoruz. Açlık, sefalet, konar göçer hayat, kapitalizm ve insanların en sonunda bir ekmek için çalışmayı kabullenir hale gelmesi, öte yandan 8 kişilik bir ailenin hiç aralıksız akşama kadar çalışıp o günkü yemeklerinin parasını bile zor çıkarmalarıni, bir olmaya, seslerini çıkarmaya çalışan insanların dağıtılmasını bu uğurda ölmelerini, insanların ticaret adı altında adeta hırsızlık yapmalarını bu yolda ne kafar gaddar olabileceklerini okuyoruz. Benim hem gazap üzümlerinden hemde bu türde yazilmis diğer kitaplardan anladığım şey ise;
Her zaman zenginin, güçlünün yani kasanın kazandığı!