Biliyorum,acının da bir dili var:gözyaşı.
Tüm insanların bildiği ve konuşabildiği bir dil bu.
Bir de konuşunmadan anlaşılan bir dil var:Aşk.
Bir bakış,gözlerin bir an kilitlenmesi birbirine,yürekte taa içerde bir kıvılcım...
Öyle bir yangın başlatır ki kıvılcım,denizleri yakar bıraksan.
Bir bakışıyla yaşar yan bakışıyla ölürsün.Her an yanında olsun ister,yanındayken bile özlersin.
Kör olur gözün yanlışına,her hali güzel her yanlışı doğru olur gözünde. Yakınında dursan yakar,uzak kalmaya mecalin olmaz.
Vazgeçilmezin olur senin,vazgeçebilsen vazgeçmek neymiş anlarsın da kendinden geçer o’ndan geçemezsin.
Çünkü artık o sensin.Sen,O.
Duyguların karışır,bir tebessümüyle dünyayı verirken bir kaş yıkması dünyanı yıkar.
Onu düşünürken bulursun kendini ansızın ve yüzünde anlamsız şapşal bir tebessüm...Onu düşünmek bile huzur verir.
Sonra kalkıp ,Arşimet gibi koşup sokaklarda bağırasın gelir” evreka ,evreka,evreka!
Bulmuştur seni aramakta olduğun ,sen onu bulmadan bunun adı AŞK’tır ve seni bulmuştur.
Yanmaya hazır mısın?