Musab

Musab
Herkes oturabilir. İhtiyar bir kadın oturabilir. Bir korkak oturabi­lir... Ayağa kalkmak için erkek olmak gerekir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bağlanma Teorisi ve Bağlanma Tarzları 1952 yılında, psikoanalist John Bowlby, Londra’da bir klinikte çocuklar ve anneleriyle ilişkileri üzerinde çalıştıktan sonra bir bağlanma teorisi sundu. Çocuklar ebeveynin dikkatini çekmek için ağlamak ya da gülmek gibi “sosyal çağrılar” kullanıyorlardı. Onların yoğun tepkilerinin hayatta kalma güdüsünden kaynaklandığı sonucuna vardı. Anne ve çocuk arasındaki bağlanma, bunu “insanlar arasında kalıcı psikolojik bağlılık” olarak tanımlıyordu, her iki taraf için de, ama özellikle yaşamak için başkalarına bağımlı olan çocuk açısından “evrimsel olarak yararlıydı”. Bağlanmanın bebeklerde sosyal, duygusal ve bilişsel gelişim açısından çok gerekli olduğu sonucuna vardı. Gelişimsel psikolog Mary Ainsworth, Bowlby’nin çalışmalarını sürdürdü ve Tuhaf Durumlar Sınıflandırmaları’nı yarattı. Bu teknik, annesinin kısa bir süre odada (bazen bir yabancıyla) bıraktığı çocuğun, anne geri döndüğünde verdiği tepkileri gözleyerek farklı bağlanma tarzlarını değerlendiriyordu. İdeal olarak var olan bir ebeveyn figürü, çocuğun kendini gezinmekte, oynamakta ve keşfetmekte özgür hissedeceği, çocuk için güvenli bir liman görevindedir. Durum her zaman böyle değildir. Ainsworth ve meslektaşları hayatın ilk on sekiz ayında ortaya çıkabilecek dört farklı bağlanma tarzı gözlediler ve belirlediler: * Güvenli: Güvenli bir şekilde bağlanan bebek, annesi odadan çıktıktan sonra kısa bir süre mutsuz olabilir, ama çabucak kendini toplar. Annesi döndüğü zaman çocuk yeniden bir araya gelmeye açık ve alıcıdır. Anne, çocuğun keşfedebileceği ve etkileşim kurabileceği güvenli bir temel alan görevi gören pozitif, istikrarlı bir ortam sağlamış gibi görünüyor. (Daha önce öğrendiğimiz fiziksel terimlerle ifade edersek güvenli bağlanma çocukların özgürce sinir sisteminin sosyal