Duyulmamak acı verir. Yok sayılmak üzer. Sevilmek için gerçek
benliklerimizi saklamak gerektiğini öğrenmek kafa karıştırır.
Kabul edilmek en derin insani ihtiyaçlardan biridir. Çocukluk
düşünceleriniz ya da fikirleriniz "duyulmazsa" zihniniz kendini
gözden çıkarılmış hisseder. Çocukluktaki benlik ifadeniz "görülmezse"
ruhunuz küçülür. Bu kabul eksikliği, tutkularınız ve hayat
yolunuz tam olarak bilinmeden önceden geleceğiniz hakkında
konuşulması veya önemli bir karar alınması şeklinde de olabilir.
Bu gibi deneyimler bizim için eğilimlerimize güvenmeyi ve sezgisel
ihtiyaçlarımızı izlemeyi zorlaştırır.