Sonra, o derin karanlığın içinde kimsenin dokunamayacağı ve uzananmayacağı bir yerde olduğum hissi içimi rahatlattı. Hiç kıpırdamadığım için belki kaskatı kesilmiştim, artık korkmuyorum desem bile düşmekten korkuyordum bu yüzden uyumaktan da. Ama uyudum. Hem de çok derin ve güzel bir uykuydu.
Hiç kimse izlemiyormuş gibi dans et, hiç incinmemiş gibi sev, hiç kimse dinlemiyormuş gibi şarkı söyle, dünya cennetmiş gibi yaşa! Bunlar iyi yaşamanın ve mutlu olmanın sırrıdır.
Susmuyor zihnim. Her insanın suskunluğu bozulur elbet günün birinde. Ama birdenbire anlatmaz insan. Yavaş yavaş anlatır, anlattıkça kendi sesini duyar. İnsan anlatmaya başladığında duygular konuşur artık, akıl değil. Zaten bütün mesele budur. Akıl çok konuştuğu zaman işe yaramaz. Çünkü insanı akıl iyileştirmez.