" Sokaklar insanın hafızasını silip süpürürdü. Her gün yeni bir gün olurdu. Gerçekten yeni bir gün. Siz temiz hayat çocuklarının yeni günlerine benzemeyecek cinsten, gıcır gıcır yeni günler vaat ederdi sokaktaki hayat evsizlere. Geçmişi olmayan hayatlar."
Dünyayı döndüren, toplumları dağıtan o en büyük duy- guların özü, sıradan günlük hayatın içindedir. Kötülük sıradandır. Kimilerine göre insan ruhunun bu tür incelikleri yazılmaya değmez. Ee derler, ne anlattın sen bize? Onlar bin insan ruhunun bir araya gelip yıktığı bir evreni okumak isterler. Oysa içlerinden birisi bütün bir dünyadır, hayattır.
Ruhu kalın çoraplı bir ayaktı. Hayat o ayağa uygun hale gelen bir ayakkabı. Ruhu şimdi ince çoraplı bir ayak olmuştu. Hayat şimdi ayağına uygun değildi.
Bir kuş baku pencereden / Lulu diye seslendi / Beni yanında sakla, sakla beni n'olursun Lulu / "Sen neredensin?" diye sordum ona / "Göğün sınırından" dedi / "Kimden korkuyorsun?" dedim / "Karga kafesinden" dedi / "Tüylerin nerede?" dedim / "Zaman uçurdu" dedi / Bir damla gözyaşı süzüldü yanağından /Kanatları büküldü / "Yere sağlam basıp kendi yolumda yürüyeceğim" diyordu/Onun yaralı hali gibi / Kalbimin yaraları da acı veriyordu bana.