Kenar Notu

Kenar Notu
@KenarNotu
Sükût; edebin yalın halidir. Maksadı aşmayınız. (Beni değil, kitapları tanıyın; sözüm şahsıma ve şahsızına değil fikre dairdir. İsim silinir, düşünce kalır; yüzü değil sözü izleyin.)
Günaydın; Hayırlı Cumalarınız Olsun.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aşk olsun!
Hayat, bazen insanın omuzlarına görünmeyen bir dağ bırakır; o dağın altında ezilmemek için iki yüreğin birbirine yaslanması gerekir. İşte o vakit, sevmeyi yalnızca bir heyecan sanmayanlara aşk olsun. Zor zamanın yüzü serttir; rüzgârı hoyrattır, sesi yüksektir. Böyle anlarda bir erkeğin suskunluğunu korkaklık sanmadan içindeki savaşı sezebilen kadına; onun yarasını herkesin içinde değil, kalbinin en tenha yerinde sarmayı bilen inceliğe aşk olsun. Ve bir kadının güçlü duruşunun ardındaki yorgunluğu fark eden, “iyiyim” deyişindeki titrek harfi duyabilen erkeğe aşk olsun; omzunu verirken üstünlük taslamayan, korurken gölge etmeyen asalete aşk olsun. Sevmek; sesi yükseltmeden anlaşabilmek, kalp kırmaktan korkacak kadar zarif ama vazgeçmeyecek kadar cesur olabilmektir. Hayatı paylaşmayı bir yük değil bir lütuf sayanlara; bollukta şımarmayan, yoklukta eksilmeyenlere; birbirinin yarasını merakla değil merhametle soranlara aşk olsun. Çünkü en büyük sadakat, herkes giderken kalabilmek; en büyük cesaret, incinme ihtimaline rağmen sevmeye devam edebilmektir. Birbirinin yanında durmayı görev değil gönül işi bilen; fırtınada siper, güneşte gölge, karanlıkta kandil olabilen iki insana aşk olsun. (20 li yaşlar.)
Duygu ve Düşünce
Günaydın; Sizi farklı kılacak olan şey hisleriniz değil, tercih ettiğiniz ölçüdür.
Duygu ve Düşünce
Şeb-i hicrân sanırdım ben, meğer kurb-ı visâl imiş, Her karanlık perde ardında tecellî-i Cemâl imiş.
Şiir
Füsûsü’l-Hikem
Füsusü’l-Hikem ilk bakışta anlaşılan bir metin değil; bilakis her okuyuşta (son 10 yılda bu dördüncü) kendini yeniden açan, ehline yazılmış bir irfan metni. Daha başlarındayken dahi insanı kendi idrak sınırlarıyla yüzleştiriyor. Metin, kelimelerin ötesinde bir mana yoğunluğu taşıyor. Bir cümle bazen sayfalarca tefekkürü gerektiriyor. Her hikmet faslı, varlık ve hakikat tasavvurunu yerinden oynatacak derinlikte kurulmuş. Bu eser okunmaktan çok, üzerinde durulmayı, sindirilmeyi ve hatta susarak beklenmeyi talep ediyor; aceleci zihne değil, sabırlı kalbe hitap ediyor.
Duygu ve Düşünce