Sükût; edebin yalın halidir.
Maksadı aşmayınız. (Beni değil, kitapları tanıyın; sözüm şahsıma ve şahsızına değil fikre dairdir. İsim silinir, düşünce kalır; yüzü değil sözü izleyin.)
Eksiklik, kusur değil; fark edişin başlangıcıdır.
İnsan çoğu zaman tamamlandığında değil, eksildiğinde görmeye başlar.
Bu yüzden bazen yıkık bir duvar, en sağlam pencereden daha fazla hakikat gösterir.
Gününüz en önemli sorunlarından biri, insanı sadece akıl ve çıkar üzerinden tarif eden modernite değil; onun mutlak doğruymuş gibi dayattığı eksik insan tasavvuru.
Oysa insan; inanç, aidiyet, anlam ve hikâye olmadan yarım kalıyor.