Hangi sevdanın vatanı bu toprak
Bu yok oluş
Bu kıymık zaman dilimi
Döngüsüne küs
Yazgısına barışık
Alayına isyan
Bir cân bir cân içinde
Yüreğim belirtisiz nesne katında
Gözlerin figan gözlerin duman
Bak bizi yargılamaya kalkıyor
Bu toplum bu yığın
Körsel sanatlar ustası onlar
Eteklerinden çamurlar akıyor
Sözün erdemdir sözün hoşçakal
Yüreğinle senkronize olamıyor
Oysa hünerdir çicek biriktirmek
Şiir kitaplarında
Ve ne acı ki kitaplar ekmek fırınlarında
Bir kere daha kapandı defter
Ağlarken güler biçimde
Ve elimde kaldı sümbüller
Bir cân bir cân içinde...
Ve geceyse
Zalımsa zaman
Bir cigara daha yaktırıyorsa tüten duman
Aldırmışsam fikrimi gözlerine
Çalan her şarkının noktalarına
Asmışsam umutları
Gayrı gelmesen de olur
Sende bilirsin ki nankördür insan
Herşeye alışır
Şiir yürekten çıkar
Şair yüreğe girmeye çalışır...
Bu yağmur
Bu nurdan birikinti
Bu hoş serinlik
ruhuma işliyor
Benim kadar kırılgan
Sen gibi ince
Bu yağmur
Bizi fişliyor
Saygıyla dallarını eğerken ağaçlar
Çözülürken zamanın dili
Bu yağmur ne kadar muazzam
Gözlerini düşlüyor...
Uslanmaz bir çocuk var
O dingin gözlerinde
kimbilir kaç Ceylan'ın ürkekligi içinde
Saçlarında ilkbahar esintisi buram buram Anadolu
yani içten,bizden ve coşkulu
söz söylemeye kıyamazsın
incitirmiyim diye
Şiirler sana
Sen türk varlığına hediye...