Ötekiler; bir ötekileştirme hikayesi. Ötekileştirme aslında aynı kulvarda yürüyenlerin ''biz ve onlar'' demesiyle başlar. yani bir insanlık halidir, insan için doğal bir davranış şeklidir diye düşünüyorum, çünkü biz insanlar, kendimizden farklı olanı dışlarız, kenara iteleriz, kabullenemeyiz. Yani bunu yapmayacak kadar bilge değiliz, bunu yapmayacak kadar egomuzdan sıyrılmamız çok zordur. Küçücük insanlarız işte, tanrı değiliz ki...
Ayşe Nart, Danimarka'da yaşamını sürdüren bir aileyi merkeze alarak, ötekileştirmeyi çok güzel anlatmış. Cinsel kimliği yoluyla ötekileştirilenler, göçmenlik yoluyla ötekileştirilenler ve de fiziksel engelleriyle ötekileştirilenler... Okurken insan bazen kendine de soruyor; Peki normal nedir? Yanıtı zor bir soru!
Güneş Evi ve İshoj mahallesi... İki mekan da ötekileştirilenlere ait... Onlar da birbirlerini ötekileştiriyor... İç içe geçmiş aynalar misali, bunun sonu yok... Biz de bu sitede birleşerek, kitap okumayanlardan ayırıyoruz kendimizi belki de :) İnsan hayatının dayanılmaz diyalektiği işte...
Geçen sene Kasım ayında Türkiye'ye tatile gitmiştim bir arkadaşımla. Oraya Almanya'dan 70 kişilik bir grup gelmişti, engelli çocuklar ve aileleri ve de gönüllü yardımcılar. Grubun ismi İnteraktif idi. 10-25 yaşları arasında 30 kadar çocuk vardı grupta ve hepsinin engeli farklıydı. Bir hafta onlarla vakit geçirdik. Hayatımda ilk defa engellilerle bu kadar yakın bir ilişkim oldu ve bu tip ailelerle... Onların özgürlüklerini kıskandım, hayatı ve birbirlerini sevmelerini, maske takmadan en doğal halleriyle davranmalarını... Aynı çocuklar gibi... Onlar gerçek insandı belki de, biz ise mutasyona uğramış, iki yüzlü ve çıkarcı, hırslarının ve çıkarlarının esiri olmuş ''normal'' insanlar!!! Murathan Mungan da demiyor mu: ''Biz büyüdük ve kirlendi