Milli tarihimizde ise Fatih Sultan Mehmed; Batı ile Doğu'nun dengesini kuran, devlet ve milletimizi, özellikle de kültürümüzü Batı'ya açanların başında sayılmalıdır. Fatih bir zanaatkar değil, daha çok meslekten bir aydındır.
Hiç şüphe yok ki Doğu'da ve Batı'da Fatih Sultan Mehmed asrı, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir cihan devleti haline dönüşmesine tanıklık etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu artık rakipsiz büyük bir devlettir. Henüz Avrupa'nın diğer ulusal devletleri rüşeym halindedir ve ancak 16-17. asırlarda cihan devletleri olarak ortaya çıkacaklardır.
1480 yılında, seçkin bir asker olan Gedik Ahmed Paşa'nın Otranto'ya çıkışı, Batı tarih yazımında efsanelerle anlatılırken, Doğu kaynaklarında ise hadiseye gereken önem verilmez.
Osmanlı İmparatorluğu hem Memlukler hem de Safeviler üzerinde, bildiğimiz klasik Asya cengaverliğiyle değil, doğrudan doğruya Rönesans medeniyeti ve askerlik teknolojisi ile üstünlük kurdu. Bu üstünlük Fatih'in mühendisliği benimseyen modern imparatorluk anlayışıyla mümkün olmuştur.
İstanbul'un fethinden önce Boğaz'ı kontrol altında tutmak için Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılan bu hisarın çevresinde zamanla aynı adla anılan bir semt (Rumelihisarı) oluştu.