Gerçekten içine atanların asla içime atıyorum dediklerini duymazsınız. Herkesi güldürür, ortamın neşesi olurlar. Sonra bi gün ortadan kaybolurlar mesajlara geç dönerler, günlerce görmezler. O sırada kendi kendilerini iyileştirirler sonra dönüp gülmeye devam ederler. Ruhunuz duymaz.
Bu yaşımda öğrendiğim kabak gibi bir gerçek, yanınızda olmak isteyen dünyanın öbür ucunda da olsa, önünde dağlar taşlar denizler sıra yapmış da olsa, dünyanın sonu da gelse bir şekilde dibinizde bitiyor. O yüzden, istemezse koşmaz at, yağmur çamur hikaye. O kadar doğru ki bu söz.
Çok üzgünüm desem yalan söylemiş olurum. Çok mutlu asla değilim. Arada kalmaktan ve yerini tam kestirememekten nefret edenler bunun ne denli bir çıkmaz olduğunu anlayacaktır.
Kimsenin içinden gelmeyeni talep edemem. Çok isterim belki ama bir kapıda kendimden taviz verecek kadar ısrarcı olamam bu yüzden boyun bükerek de olsa kabullenirim. Olacak olan benim ittirmemle olacaksa olmasın. Kendimi hatırlattığım sürece var olacaksam zaten unutulayım.