Sumerliler kadınları bir tarlaya benzetmişler. Aynı deyim hem Tevrat, hem Kuran'da var. Kuran'da "Kadınlarınız sizin için bir tarladır, tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın.” (Bakara Suresi, ayet 223).
Sümer’de sosyal adaleti koruyan Tanrıça, senede bir kere insanları iyi veya fena hareketlerinden dolayı yargılar, kötüleri cezalandırır. Bu inanış İslam'a, Şaban ayının on beşinde Berat Kandili olarak girmiştir.
Sumer dininde Ay kültünün önemli bir yeri vardır. Ay’ın ilk göründüğü gün, 15 günlük olduğu ve görünmediği günlerde törenler yapılır, hatta bazı yiyecekler yenilmezdi. İslamiyette de oruç ve bayramlar Ay’ın görünüşüne göre düzenlenmiştir.
Sumer'de kralların nasıl sarayları varsa Tanrıların da öyle evleri olmalıydı. Bunun için "Tanrı evi" adı altında görkemli tapınaklar, yanlarına da Tanrılarla insanları yaklaştırdığı düşünülen basamaklı kuleler yapılmıştı. Daha sonra bu Tanrı evleri sinagoglara, kiliselere, camilere dönüştü. Camilerin ve minarelerin üstündeki yarım ay, Sümer Ay Tanrısı’nın sembolüdür.