“Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak, bu kadar mavi, bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldanmadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben
Bahtiyarım...”
“Hasretlik cana yetti, pes!
Beni İstanbul’uma götürsün bir saatlik...
Çalıyorum kapıyı, çalıyorum.
Kapı açılmıyor, açılmıyor.
Neden?
İstediğim olmaz iş mi Mefistofeles?
Yoksa bu lime lime ruhum satın alınmağa değmez mi?
Pırağ’da ay doğuyor limon sarısı.
Doktor Faust’un evi önünde duruyorum,çalıyorum açılmaz kapıyı gece yarısı...”