Öncelikle belirteyim bu tahlil spoiler belirtiyor.
Öncelikle değineceğim çok fazla konu var. Herkesin okurken malum olduğu ön yargı konusu kendini fazlaca hissettiren bir konu. Onun dışında ; toplumun liyakatsizliği , (günümüzde de bu konunun kendisini olduğu gibi koruması da ayrı iç sıkıyor) , insanların riyakarlığı ( namaza kılıp işlenmemiş günah bırakmamak gibi) mantık ve duygusal dengesizliğin açabileceği felaketler, insan tam anlamıyla nasıl insan olur? , yaşadığın ya da maruz kaldığın çevre ve olaylar seni nasıl etkiler? Evlilikte kadın rolü gerçekten bu kadar önemli midir? Ya da sadece kadın rolü müdür bu kadar önemli olan ?
Kitapta iki zıt karakter görüyoruz. Karakterlerin birbirinde olmayan özelliklerini kitabın kendi ile alakalı bölümleri okurken bu farklı özelliklerin ön plana çıktığını görüyoruz. Karakterler; ikisi de memur olan baba-kız Zehra ile Mürşit Efendi. Zehra çok katı kuralları olan Anadolu'nun bir köyünde bir muallime yani öğretmen. Öğrencilerin basit hatalarını bile mazur göremeyecek kadar katı ve idealist. Okula belirli sebeplerle geç gelen öğrenciyi dersine almayan, yeni potin (ayakkabı) alamayacak kadar fakir olan öğrenciyi dersine hiçbir şekilde kabul etmeyen , Yahut niyete hiçbir önem arz etmeyen bir muallimedir. Misal hırsızlık elbette kabul edilemeyecek ahlaki bir yozlaşmadır fakat niyet çok önemlidir. Kolaya geldiği için hırsızlık yapanla hasta annesine ekmek bulamadığı için ekmek çalan bir olur mu hiç? Lakin bu sebeplerin hiç bir önemi yoktur Zehra muallimenin gözünde. Kural kuraldır, düzen de düzen. Tamamen ahlaki olarak ''kanun ''evresinde sıkışıp kalmış bir boyutu tabiri caiz ise eksik kalmıştır. Eksik kalan kısım ; işin insanlık boyutu tabii ki efenim. Bizler mantığımızla hareket etmeliyiz, toplumun düzenini tabii ki