İlk Türk korku kitabı olduğu iddia ediliyor Carmilla ve Dracula avrupa kültürücü için neyse Dehşet Gecesi de bizim için odur ilk vampir ve korku romanımız olduğu iddia ediliyor.
Ekim ayı Halloween ayı olduğu için korku ve gerilim kitaplarına başlıyorum bu yılın ilk ekim ayı kitabını ilk korku kitabımızla açmak istedim iyi ki böyle doğru karar vermişim kitapta var olan o atmosfer ve korku size kendisini çok rahat bir şekil de hissettirecek tek pişmanlığım neden daha önce başlamadığım oldu gönül isterdi ki bir çok türk yazarımız Kerime Nadir’den etkilenerek ilham alıp romanlar yazsaydı saçma sapan cin furyalarına girip gülünç durumlarda olmasaydık keşke…
Kitabın konusu bir gazeteci trende yolculuk yaptığı zaman kendisine gerçek bir olay olarak gelen kitabı okumakla başlıyor gazeteci sonra fark ediyor ki okuduğu kitapta söz edilen yer kendi gideceği yerdir ve başına bir çok şeyler gelecektir. Kitap cadı ve vampir romanı ben gayet severek okudum vampir kitaplarını seviyorsanız kesinlikle okumalısınız kitabın bir Türk ve bir kadın tarafından yazılması çok onur verici bir durum.
Dehşet GecesiKerime Nadir · Maceraperest Kitaplar · 2019148 okunma
1958 yılında yazılan bu roman ülkemizin ilk korku romanlarından biri olarak kabul ediliyor. Kerime Nadir de bu türde eser üreten ilk yazarlarımızdan biridir. Dönemine göre değerlendirdiğimizde gurur duyulacak bir iş olduğunu söyleyebilirim. Keşke bu ivmeyle devam edilseymiş diye düşündüm. Maalesef ülkemizde korku-gerilim türü hak ettiği değeri görmüyor ve “aşağı” bir tür olarak nitelendiriliyor. Kerime Nadir yıllar yıllar öncesinden ders niteliğinde bir kitap sunuyor böyle düşünenlere. Kitabın konusu günümüz için klasik görünse de dönemi için yeni sayılabilirdi. Kitapta beni en çok etkileyen kısım kurgusu oldu. İç içe hikayeler şeklinde ilerleyen roman bunu çok başarılı bir şekilde sunuyor. Türü sevin, sevmeyin mutlaka okumanız gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. 60 sene önce bir kadın Türk yazarın böyle bir eser yazdığını bilmek bile yüzümü güldürdü.
Dehşet GecesiKerime Nadir · Maceraperest Kitaplar · 2019148 okunma
Şimdiye kadar bu kitabı okumadığım için pişmanım ancak yine de zamanlaması manidar oldu. Dağ başında ve fırtınalı bir havada, bir gecede okudum ve çok çok beğendim.
Hiç abartmayacağım eğer Lovecraft ve Poe bu topraklarda yaşıyor olsaydı muhtemelen ortaya böyle bir eser çıkardı. Kerime Nadir büyük bir yazar olmanın dışında, büyük bir korku üstadı bana kalırsa. Ne yazık ki o zamanki şartlarda -1950'lerde- aşk romanları çok daha fazla satış yaptığı için bu tarza yönelememiş. Keşke birkaç şahane eser daha bırakabilseydi bizlere.
Dehşet GecesiKerime Nadir · Maceraperest Kitaplar · 2019148 okunma
yorum yapmaktan geri duruyorum. ancak ve ancak yazarın duygu geçişleri kuvvetli. o yüzden diğer kitapları muhakkak değerlendirilmeli. o zamana göre değerlendirmiş olsak bile yükseklerde bir kurgu değil. korkuya dair bir esame yok ancak şöyle bir bakınca yadsınamaz bir doğallığı var anlatımın. bazı kısımlarda ekstra doğallaşma çabasını saymazsak bu da oldukça hoş karşılanacak biçimde. ancak başka eserlerine bakılmalı. saygım sonsuz ancak kitap "o değildi."
Dehşet GecesiKerime Nadir · Maceraperest Kitaplar · 2019148 okunma
Kitabın giriş kısmı beklediğimin çok üstündeydi. Hikayenin ortalarına doğru artan gerilim ve yaratılan atmosferden çok etkilendim. 'Roman içinde roman' tekniğinin başarılı ve sürükleyici bir örneğini bu kitapta görüyoruz ancak romanın sonu benim için tüm bu etkilerin sönmesine sebep oldu. Kitabın sonlarına doğru her şeyin kopuklaştığını düşünüyorum. Yazar sanki 'şu da olsun bu da olsun' demiş de aklına gelen bütün fantastik öğeleri kullanmış gibi geldi. Kafa karıştırıcı, çorba gibi bir son yazılmış. Ama kitabın gotik estetiğini ve hikayenin ortalarına kadar gidişatını çok beğendiğim için genel hatlarıyla dikkatimi çeken, heyecanlandığım bir kitap oldu.
Dehşet GecesiKerime Nadir · Maceraperest Kitaplar · 2019148 okunma
Dehşet Gecesi; “Drakula’nın oryantalist versiyonudur” diye söze başlamak istiyorum..
Drakula’dan esinlenerek yazıldığı söyleniliyor buna şüphe yok. Ağalar, haydutlar, kahyalar, raks eden dansözler ve daha doğuya has bir çok karakter ve özellik mevcut.Roman içinde roman yani kurgu içinde kurgu olayı mevcuttu. Hangisi gerçek diye karakter gibi benim de kafam karışmadı değil.Hatta yaşananlar gerçek mi değil mi diye bir iç çatışma da yaşadığımı söyleyebilirim.
Kurnazlığı ,akıllılığı ve güzelliği ile erkekleri kendine esir eden “Ruzihayal” karakteri tabiri caizse tam bir “Femme Fatale”. Korktum ama korkumla orantılı bir şekilde de hayran kaldım. Okuduğum kitaplarda ana karakterin kadın olması ve bu kadın karekterin güçlü olarak tasvir edilmesi beni mutlu ediyor. Neden bu kadar geç kaldım bilmiyorum. Bu kitabı lise dönemimde okusam ya da gotik-korku türüne bu kadar alışık olmasam muhtemelen bu kitap rüyama girerdi ve rüyamdan çığlık atarak uyanmama sebebiyet verebilirdi diye düşünüyorum. Sevemediğim tek nokta;”vampir” kavramının oryantalizmle harmanlanmasını pek yakıştıramamış olmam.Vampir kavramını sanırım hep batıya yakıştırdığımız için(en azından ben öyle) Drakula’dan aldığım hazzı bu yüzden pek alamadım gibi. Tabi ki bunlar benim düşüncelerim okuyup yorumlamak siz okurlara kalmış.
Drakula’yı Hakkari’nin Cilo dağlarında görmek istiyorsanız, keyifli okumalar diliyorum.
Dehşet GecesiKerime Nadir · Maceraperest Kitaplar · 2019148 okunma
Okurken inanılmaz keyif aldım; gerildim, ürperdim, kimi yerlerde güldüm, çoğunlukla da korktum tabii ki. Fantastik tarafı da çok başarılıydı. Hikâye içinde hikâye tarzında olması beni yormadı, aksine daha bir heyecanlandırdı. Atmosferiyle, karakterleriyle, diyaloglarıyla o kadar doyurucuydu ki. Yer yer Dracula'yı hatırlattı. Yazarın etkilendiği çok açık. Gizemli kişiler, dile gelen portreler, hortlaklar, esrarengiz olaylar ve daha neler neler... Çok beğendim.
Dehşet GecesiKerime Nadir · Maceraperest Kitaplar · 2019148 okunma
Bu ara Kerime Nadir kitaplarına sarmış olduğumdan bu kitabını da görünce alıp okumak istedim. Okuduğum diğer 4-5 kitabı tam bir Türk filmi tadında iken bu kitabı ile tam bir ters köşe durumunu yaşadım diyebilirim.
İlk Türk korku/gerilim romanlarından olduğu söyleniyor. Kitabı 1 gecede merakla okudum, konusu güzel ve farklı geldi.Kadın bir Türk yazarın yaşadığı döneme bakılırsa ki özellikle Kerime hnm küçük yaşlarda yazdığını iletiyor kitaplarını (Romancının Dünyası isimli kitabında)
O senelerde böyle bir hayal gücü büyük bir yetenegin kaleminden çıkabilir diye düşünmeden edemiyor insan.
Özetle ben çok sevdim kitabı , şunu da eklemeden geçemeyecegim ki kendi değerlerimizi okumayı çoğu seyde olduğu gibi ihmal etmiş bulunuyoruz.
Kitap kurgusu, konusu o dönemlerde işlenmiş vampir imajı , okurken sizi sıkmayan yalın dili kısacası herseyi ile harika bir kitap okudum.
DEHŞET GECESİ
Kerime Nadir Azrak
5 Şubat 1917 - 20 Mart 1984
İlk romanını henüz 19-20 yaşlarındayken kaleme almış, elli yıla yaklaşan yazarlık hayatında kırktan fazla romana imza atmış, kitapları 30'lu yıllardan 80'li yıllara dek baskı üstüne baskı yapmış; kitaplarının toplam baskısı beş milyonu aşmış bir yazar! Üstelik bugünkü gibi sınırsız tanıtım imkanlarının mevcut olmadığı, popüler yazarların kitaplarının ajanslar tarafından pazarlanıp marketlerin manav reyonlarında satılmadığı, okur sayısının sınırlı olduğu dönemlerde!...
Kerime Nadir'in romanlarının çoğu filme alınmış ve sinemada da ciddi bir izleyici kitlesine ulaşmıştır. Bazı romanlarını etkisi geniş kitleleri uzun süre ilgisini çekmiş;örneğin "Hıçkırık" romanının yayınlanmasından sonra yeni doğan kız çocuklarına Nalan ya da Handan, erkek çocuklarına Kenan isimleri verilmiş. Aynı durum "Funda" yayınlandığında da söz konusu olmuş, sadece yeni doğan kız çocuklarına değil, restoranlara, pastanelere bile "Funda" ismi verilmiştir.
Kerime Nadir hakkında bilgi araştırken ilginç bir yer keşfettim. 1990 yılında kurulan, yerli ve yabancı kadın yazarların kitaplarından oluşan 15bin kitabın üzerinde bir koleksiyona sahip olan bir yer. Ödünç kitap vermiyorlar, ama bizzat gidip araştırma yapmanıza izin veriliyor.
Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi
Bu yerin web sitesi:
kadineserleri.org
Dehşet Gecesi
Türk edebiyatının korku türündeki ilk örneği olan "Dehşet Gecesi" Aşk romanlarının yazarı Kerime Nadir'in başarılı bir denemesi. Yazar, bu türde de başarılı işler çıkarabileceğinin ve potansiyelinin olduğunu gösteriyor bize. Bu türde başka eserler vermemiş olması yazık. O dönem okurları pek tutmamış olabilir.
Bram Stoker'ın Dracula yapıtından esintilerin olduğu, başarılı bir yapıt.
Nişanlısına, uzak
Dehşet GecesiKerime Nadir · İnkılâp Ve Aka Kitabevleri · 1984148 okunma
bir kere bu kitaba sahip olduğum için çok mutluyum..bram stoker -dracula misali bir kitaptır kendileri ve türünün ender örneklerinden biridir..olurda elinize geçersee mutlaka okuyun derim nacizane..
Dehşet GecesiKerime Nadir · İnkılâp Ve Aka Kitabevleri · 1984148 okunma
İstanbul'da doğan Kerime Nadir, Saint Joseph Fransız Kız Lisesi'ni bitirdi. Şiir yazmaya başlamasının ardından ilk öyküleri Servet-i Fünun, Uyanış, Yarımay gibi dergilerde yayımlandı. Düz yazı türündeki çalışmaları Aydabir, Yedigün, Hayat dergilerinde çıktı. 40'tan fazla roman yazan Nadir'in konuları, genellikle kırık aşklar üzerine oldu. Hıçkırık adlı romanında Mustafa Tosun'u ve eşi Üftade hanım'ın yaşamöykülerini konu edindiği sanılmaktadır.
30 civarında eseri senaryolaştırılarak sinema filmi çevrildi. "Yazarlığını topluma ve gerçeklere sırt çevirerek kendi dünyasında sürdürmekle" eleştirilmesinin yanı sıra; okuma sevgisi aşıladığı yönünde olumlu yorumlara da hedef olan yazar; uzun yıllar Maçka Palas'ta kalmıştır. Bazı romanları yabancı dillere de çevrilen Nadir'in romanları 5 milyondan fazla satış yapmıştır.