Almanya'nın her şart altında İsrail'e olan desteği çoğu kişiyi şaşırtsa da, konu yalnızca siyasi destekten ibaret değildir.
Almanya tam anlamı ile -manasında tam anlamı ile- İsrail'in yalnızca rehini değil, resmileşmiş tek goy devletidir.
"Bu kadar da olur mu?" denilebilir.
Olur ve oluyor da.
- Almanya, 1952 Lüksemburg Anlaşması'ndan bu yana İsrail'in sanayi, ulaşım ve enerji altyapısına 30 milyar euro,
Holokost mağdurları ve Yahudi kuruluşlarına ise 100 milyar eurodan fazla ödeme yapmıştır.
Resmi tazminat süreci 1996'da bitmesine rağmen bugün hala 2 milyar euroya yakın tutar (mağdur yakınlarına) yıllık olarak ödenmektedir.
- Ayrıca 'Holokost eğitimi' adı altında her yıl;
Okullardaki tarih müfredatı/kitaplarının en az %20'sinin Holokost'a ayrılması ve öğrencilerinin toplama kamplarına götürülmesi gibi uygulamalara ek 100 milyon euro daha bütçe ayrılmaktadır/zorundadır.
- Alman iç ve dış istihbarat birimleri Mossad ile tamamiyle koordine halindedir.
BND ve BFV, topladığı tüm verileri Almanya'da ki Mossad merkezleri ve ekipleri ile doğrudan paylaşır.
- İsrail'in ilk nükleer tesislerinin finansmanı dahil olmak üzere, Almanya İsrail'in hemen her askeri projesinin finansmanını ya doğrudan, ya da ortaklık adı altında sağlamaktadır.
Örneğin:
- Dolphin sınıfı denizaltılar İsrail'e maliyetinin üçte biri fiyatına verilmiş, kısacası adeta hibe edilmiştir.
- Mercedes, BMW, Volkswagen, Bayer, Siemens, Bosch, BASF gibi Alman devleri bugün İsrail'in en büyük destekçileridir.
Bu şirketlerin birçoğu Tel Aviv’de devasa merkezler üzerinden siber güvenlik, savunma, yapay zeka, tıp, kimya ve diğer alanlarda İsrail'e -neredeyse karşılıksız olarak- hizmet vermektedir.
- Alman vatandaşlığına geçişte bazı eyaletlerde (Saksonya-Anhalt vs.)
"İsrail devletinin varlık hakkını tanınması ve