O halde "ilim perdedir" sözünün manasını mükâşefe derecesine ulaşmış bir kimseden duyarsan, böyle bil, inkâr eyleme !
Fakat, emir ve yasaklara uymayıp bozuk delillerle haramlara mübah diyen kafirler ve nefislerine tabi olan zavallılar, zamanımızda zuhur eyledi. Kendilerinde bu haller asla bulunmadığı halde, sofilerin sekir halinde söyledikleri lüzumsuz, saçma sözlerden birkaç tanesini alıp kendilerine süs veriyorlar: Yaptıkları iş, her gün yıkanıp taranmak, güzel elbiseler giyip seccadesini yaymak, sonra da ilmi ve âlimleri kötülemektir. Böyleleri öldürülmelidir. Şeytan ahlaklıdırlar. İnsanları aldatıyorlar. Allahü Teâlâ ve Resûlü (sal-lAllahü aleyhi ve sellem) ilmi ve âlimleri övüyorlar. Bütün dünyayı ilme davet ediyorlar. Her şey mubah diyen bu zavallı, hai sahibi olmadığı ve ilmi elde etmediği için, onun bu sözü söylemesi nasıl doğru olabilir? Bu şuna benzer: Bir kimse kimyanın altından daha iyi olduğunu, ondan sayısız altın yapıldığını işitir. Altın hazinelerini önüne getirseler, onlara elini uzatmaz ve, Altın ne işe yarar, onun kıymeti nedir ki... Bana kimya lazımdır ve asıl odur», der. Altını almaz. Halbuki kimyayı da asla tanıyamaz, bulamaz. Altın da yapamaz. Çaresiz, müflis ve aç kalır. Ben derim ki: Kimya, altından daha iyidir, şeklinde söylediği sözün sevincinden bağırır ve coşar.
İşte peygamberlerin ve evliyânın keşfi kimyaya benzer. Ålimlerin ilmi de altına benzer. Kimyaya sahip olan, altına sahip olandan daha faziletlidir.
Fakat burada bir başka incelik daha vardır: Bir kimsede bulunan kimya yüz altından fazla yapmasa, bu kimse kendisinde bin altın bulunandan faziletli olamaz. Kimya kitapları kimyadan bah-seder ve onu arayanlar çok olduğu halde, bunun hakikati uzun zamanda bile herkesin eline geçmez. Onu temin etmek isteyenlerin çoğu kalp para elde