İlk önce Cumhuriyet Gazetesinde bölüm bölüm yayınlanmış, daha sonra 1949 da roman olarak basılmıştır. Tür olarak aşk ve tarihi kurgu kabul edilebilir. İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Genele baktığımızda bütün bölümlerde ağırlıklı olarak Mümtaz ve Nuran'ın ilişkilerine odaklanmaktadır. İki ana karakter ve diğer yardımcı ya da yan karakterler ile hikâye oldukça güçlü bir kurguyla işlenmiştir. Her karakterin kendine has bir bakış açısı ve kurguya uygun rolleri bulunmaktadır. Diyalogların işleyişi, karakterler üzerinden verilen mesajlar çok güçlü olup, bazı yerlerinde bugünle karşılaştırma yapmamı sağlamış beni bir sorguya sevk etmiştir. İşlenen diyaloglar aracılığıyla o günden cumhuriyete değişen nizamı ve bu durumun toplumsal, sosyal etkilerini karakterler kendi arasında değerlendiriyor.Yazar gerek o dönemin olaylarını ve neredeyse patlak vermek üzere olan ikinci dünya savaşını ve etkilerini de işlemiştir. Yazar, Nuran karakteri aracılığıyla Kadın'ın konumunu, yaşadığı ve yaşamaya devam ettiği birçok sorunu, toplumsal bakışı bize aktarmaktadır. İhsan ile Mümtaz'ın ilişkilerini de çok iyiydi. Kaybolmayan bir değer ilişkisi ele alınmış ve oldukça naif bir şekilde işlenmiş. Suat hikayeye sonradan dahil edilmiş ve ani bir şekilde hikayeden çıkmıştır. Suatın intiharıyla herkesin hayatı alt üst olmuştur. Dil ve üslup itibariyle çok güçlü bir romandı. HuzurAhmet Hamdi Tanpınar
'Vücutlarımız, birbirimize en kolay vereceğimiz şeydir; asıl mesele, hayatımızı verebilmektir. Baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır!"