"Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım.Yazı yazmak da,bir hırstan başka neydi?Burada namuslu insanlar arasında sakin,ölümü bekleyecektim.Hırs,hiddet neme gerekti? Yapamadım.Koştum tütüncüye,kalem kağıt aldım.Oturdum.Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım.Kalemi yonttum.Yonttuktan sonra tuttum öptüm.Yazmasam deli olacaktım.
"O kadar düşmüşüz, ahlaksızlık uçurumuna o kadar yuvarlanmışız ki,en korkunç alışkanlıklarımızı,en iğrenç hainliklerimizi bir özellik,bir beceri imiş gibi sıkılmadan anlatıyor,utanmıyor, korkmuyor,titremiyoruz.Beyinlerimiz granitleşmiş,vicdanlarımız, içi pislik ve çirkef dolu,kauçuktan birer torba haline gelmiş..."