Düşün ki kış mevsiminin kahrını görmemiş, yağmurun, karın, fırtınanın tadını tatmamış bir gül fidanından çiçek beklenir mi? Sen o gül ağacını kurıtmamaya bak. Çapala, sula ve baharı bekle.
Eski zamanda senin gibi bir gencin sıkılmak hatırına dahi gelmezdi. Zira aşağı yukarı her ev bir musiki, edebiyat, hat, tezhip gibi sanat ve edebiyat akademisi halinde idi. İsteyen, istidat ve hevesine göre bu meclislerde hem sohbet eder, hem ikinci bir meslek sahibi olur ve böylece de zevk ve estetik ihtiyacını tatmin ederdi.