Mektuplar 1

Sâmiha Ayverdi
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
280
Basım Tarihi:
Ekim 2015
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
ISBN:
9786054750184
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·280 syf.··
2020 60. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2020 21:29
Belkıs Dengiz, Sâmiha Ayverdi'nin manevi kızı. Anadolu'da öğretmenliğe başladığı süreçte Sâmiha Ayverdi ile mektuplaşmalarına bu kitapta yer verilmiş. Ben bu kitapta öğretmenliğin ne kadar da kamil insan yetiştirmek üzere büyük bir sorumluluğu olduğunu gördüm ve öğretmenliğimle ilgili kendimi analiz etme fırsatı buldum o yüzden yeri çok ayrıdır. Herkese tavsiye ederim. Bu doğrultuda bazı alıntılar: 'Çocukların ruhi gelişmeleri üstünde yaptığın müşahade ve tespitlerin çok isabetli, onları sevmekle Allah'ı ve beni de seviyorsun. Zira kullar Hakk'ın aynalarıdır, isimleridir. Fakat icabında bu küçük insanlara ciddi davranmak da hakkın ve vazifen icabıdır. Mademki mürebbi ve muallimsin tebessüm ne kadar lazımsa, kaş çatmak da o kadar elzemdir.' 'Mârifet insanlardan el etek çekmek değil, oldukları gibi kabul edip, bir kayayı yontarcasına işleyerek, girintilerini çıkıntılarını düzeltmektir.' 'Yavrum, mahlukatı sev ve sevdiğin için de acı ve koru. Mahlûkat , iyi ve kötü dediğin her şey, Allah'ın bir ismine mazhardır. Binâenaleyh, sen o mahlûkta Hakk'ın bir tecellisini gör. Görmesen de böyle olduğunu bil.' 'Asıl tahsil ve mâlûmat devri, talebelik zamanı değil, hayat sahnesidir. Bugünkü nesil, mesela yakın tarihini bilmiyor, onun için de tarihine düşman. Zaten insanlar bilmediklerini ya inkâr eder ya kötülerler... Bu önüne geçilemez bir ruh hâletidir.'
Mektuplar 1Sâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 201535 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2020 2. kitabı
Samiha Ayverdi, kültürümüz içerisinde, yetiştiği İstanbul görgü ve terbiyesi ile nadide isimlerden biridir. 1940'lı yıllarda bir kültürün taşıyıcı rolünü en güzel üstlenenlerden gönlü zarif bir yazar.. Dönemin görüştüğü hemhal olduğu isimlerine de bakılırsa kültür sanat camiası içinde yeri ve gayreti anlaşılacaktır.. Çok küçükken kitaplığımızdaki "Batmayan Gün" ile kendisiyle içten fakat mesafeli bir tanışmamız olmuştu.. Mektuplarıyla ise bir sahaftan karşılaşmanın mutluluğu başka, sonrası ise bambaşkaydı.. Samiha Ayverdi'nin mektuplar serisi ziyadesiyle kıymetli.. 1. mektuplar kitabı, manevi kızı Belkız Dengiz ile olan mektuplarından teşekkül ediyor.. 1950'lerde yazılan bu mektuplarda, nasıl hasbihal edilir, bir insan nasıl kırmadan uyarılır, berdevam gönüllerin bir olduğu nasıl ifade edilir de muhatabımız günlük hayatı içinde ruhani bütünlüğünü korumasına katkı sağlanır.. çocuklar nasıl eğitilir.. Bilmeyene nasıl öğretilir.. Üstelik bunca uzaklarda olanlar ile bu harikulade sohbet imkanı kısa sayfalar içinde hazine koymetinde iken, bugün onca imkan içinde bu güzelliklerden yoksunuz.. (Fakat neden olmasın? Okuyarak olamaz mı?) Ve Samiha Ayverdi'den öğrendiğim en güzel hakikat ise, insanın yalnızca kendisi için yaşamadığını bilmesi ve bunu kendilerinde görmek.. Bir çok bilgiyi biliriz fakat onu görmek, tatmak şahit olmak başkadır.. Mektupları onu veriyor sanırım okuyana.. Ayrıca dilimize verdiği önem bahusus mühim.. Kubbealtı'nın bazı kelimelerin açıklamasını sayfa altında vermesi çok hoş.. Ben de kelime defteri tutuyorum ve Samiha Ayverdi ile dilimi zenginleştirmeye gayret ediyorum.. Sanki kendine yazılmış gibi okuyor insan bir süre sonra bu ayrı bir lezzet, hususi bir ikram.. Bu kitap ile mektup çeşidine ayrı bir ilgim oluştu.. Mektupların mektep olduğunu
Mektuplar 1Sâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 201535 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2024 26. kitabı
Samiha Ayverdi, kültürümüz içerisinde, yetiştiği İstanbul görgü ve terbiyesi ile nadide isimlerden biridir. 1940'lı yıllarda bir kültürün taşıyıcı rolünü en güzel üstlenenlerden gönlü zarif bir yazar.. Dönemin görüştüğü hemhal olduğu isimlerine de bakılırsa kültür sanat camiası içinde yeri ve gayreti anlaşılacaktır.. Samiha Ayverdi'nin mektuplar serisi ziyadesiyle kıymetli.. 1. mektuplar kitabı, manevi kızı Belkız Dengiz ile olan mektuplarından teşekkül ediyor.. 1950'lerde yazılan bu mektuplarda, nasıl hasbihal edilir, bir insan nasıl kırmadan uyarılır, berdevam gönüllerin bir olduğu nasıl ifade edilir de muhatabımız günlük hayatı içinde ruhani bütünlüğünü korumasına katkı sağlanır.. çocuklar nasıl eğitilir.. Bilmeyene nasıl öğretilir.. Üstelik bunca uzaklarda olanlar ile bu harikulade sohbet imkanı kısa sayfalar içinde hazine koymetinde iken, bugün onca imkan içinde bu güzelliklerden yoksunuz.. (Fakat neden olmasın? Okuyarak olamaz mı?) Ve Samiha Ayverdi'den öğrendiğim en güzel hakikat ise, insanın yalnızca kendisi için yaşamadığını bilmesi ve bunu kendilerinde görmek.. Bir çok bilgiyi biliriz fakat onu görmek, tatmak şahit olmak başkadır.. Mektupları onu veriyor sanırım okuyana.. Ayrıca dilimize verdiği önem bahusus mühim.. Kubbealtı'nın bazı kelimelerin açıklamasını sayfa altında vermesi çok hoş.. Ben de kelime defteri tutuyorum ve Samiha Ayverdi ile dilimi zenginleştirmeye gayret ediyorum.. Sanki kendine yazılmış gibi okuyor insan bir süre sonra bu ayrı bir lezzet, hususi bir ikram.. Bu kitap ile mektup çeşidine ayrı bir ilgim oluştu.. Mektupların mektep olduğunu öğrendim.. Mektup türlerine yönelmeye başladım.. Ayrıca yazar ve şairlerin dünyasının kapısından, konuşmalarını gizlice dinler gibi size ayrı bir lezzet veriyor..
Mektuplar 1Sâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 201535 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2023 21:41
Mektup türünde kaleme alınmış eser, birbirleriyle bir vesile ile bir araya getirilen mektuplarla yakınlıkları artan, birbirlerini her hallerine tanıklık eden, üzüntü, sıkıntı, sevinç, dertlerine ortak olan, kendi maddi ve manevi kaynaklarından bir şeyler vererek artan muhabbetleriyle bir anne ve evlat bağına dönüşen sevginin aleni tezahürü.
Mektuplar 1Sâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 201535 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2018 37. kitabı
kitaphaber.com.tr/kelimelerin-ruh... Kelimelerin Ruhundan Geçenler Uçurumdan yuvarlanan taş ve o taşı atan bir el… Taşı atan ellerle, yuvarlanan taşların kalbine isabet ettiği kimseler, birbirlerinin elini tutar bazen. Körpe bir bedenin dimağına, kalbinin uçurumundan itilen taşlar bir bir düşer ve uyanma başlar. Bu uyanış kimi zaman bir hoca-talebe, kimi zaman bir abla/abi- kardeş, kimi zaman iki dost, ana-kız/oğul gibi uzayacak ikili listelerin ilişkisinden doğar. Muhakkak karşılıklı bir muhabbet alışverişi vardır burada, yani bir sevenle, sevilen birlikte çıkar sahneye. Benim sizlere aktaracağım bu sahnede iki seven ve iki sevilen var, her ikisi de birer kişi; Sâmiha Ayverdi ve manevi kızı Belkıs Dengiz. Sahnedeki eser Kubbealtı yayınlarının Sâmiha Ayverdi’nin mektuplarını neşrinden ilki, “Mektuplar-1” Bu eseri okurken itiraf etmek gerekirse Belkıs Dengiz’e çok imrendim, Sâmiha Ayverdi mektuplarında öz evlatlarından ayırmayacak bir sevgiyle kucaklıyordu çünkü onu. Böyle katıksız bir sevginin içinde Belkıs Dengiz hayatına dair ne zaman şikâyetlense, Sâmiha Anne‘si onu şükür hizasına sokuyordu. İlk Karşılaşma Bir babanın kızına verebileceği en büyük hediyelerden biridir Sâmiha Ayverdi. Dengiz’in babası İsmail Beşeli, öğretmen okulunu bitiren genç kızının manevi ve fikri bir iklimde yetişmesi için onu Ayverdi’nin gönül himayesine sokmak istemektedir. Ayverdi’nin kapısını bu anlamda ilk çalışında olumlu yanıt alamaz çünkü Ayverdi o sırada çok sevdiği hocasını kaybetmenin derin hüznü içerisindedir ve böyle bir mesuliyet altına girmek istemez. Lakin İsmail Bey, kararlıdır kızı için. Ayverdi’yi kitaplarından tanıyıp hayrandır ona, kızının da böyle bir mütefekkirin kalbinin ahlakıyla ahlaklanması istemesi olağandır. İkinci sefere
Mektuplar 1Sâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 201535 okunma

Yazar Hakkında

Sâmiha AyverdiYazar · 63 kitap
Sâmiha Ayverdi (d. 25 Kasım 1905, İstanbul - ö. 22 Mart 1993, İstanbul), Türk mütefekkir ve mutasavvıf yazar. Roman, hikâye, hatırat, makale ve inceleme türünde yapıtlar verdi. Rifailik tarikatına bağlı idi. Piyade Kaymakamı (Yarbay) İsmail Hakkı Bey ile Fatma Meliha Hanım’ın kızıdır. Mimar ve tarihçi yazar Ekrem Hakkı Ayverdi'nin kız kardeşidir. Şehzadebaşı semtinde doğan Samiha Ayverdi, Süleymaniye Kız Numune Mektebi'nde eğitim gördü; daha sonra özel derslerle eğitimini sürdürdü. Çok iyi derecede Fransızca öğrenerek tarih, tasavvuf, felsefe alanlarında kendini yetiştirdi. Ayverdi, Kubbealtı Cemiyeti kurucu üyesidir. Ayrıca, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul ve Yahya Kemal Enstitülerinde faal üyeliklerde bulunmuş, 1966'da Türk Ev Kadınları Derneği'nin (Türk Kadınları Kültür Derneği) kuruluşuna önayak olmuş, 1970'te ağabeyi ile birlikte Kubbealtı Cemiyeti'nin kurulmasını sağlamıştır. 22 Mart 1993 tarihinde ölen Sâmiha Ayverdi'nin mezarı, İstanbul Zeytinburnu'ndaki Merkez Efendi Camii'nin bahçesindedir.. İstanbul'un Fatih ilçesinde Edirnekapı'dan Saraçhane'ye kadar uzanan Fevzipaşa caddesi ve Hırka-i Şerif Camii yakınındaki Koyun Baba Parkı'nda 1976 yılında ağaçlandırma çalışmaları yaptırdı. Eserleri Samiha Ayverdi, 1938'de ilk romanı Aşk Budur'u (Aşk Bu imiş) yayınladı. 1946'dan itibaren daha çok fikir ve tarih eserlerine ağırlık verdi. Yapıtlarında, tarihi yoğun biçimde kullanmıştır. İnceleme yazıları ve romanları İstanbul üzerinedir. Tasavvuf düşüncesi ve tarih özellikle romanlarında canlanmış, Kenan Rifai'yi eserleri yoluyla okuyuculara tanıtmaya çalışmıştır. "Batmayan Gün" ve "İnsan ve Şeytan" adlı romanları geçmişi arayışının ürünleridir. Geçmişe duyduğu özlemi en iyi yansıtan romanı 100 Temel Eser listesi'nde de yer alan İbrâhim Efendi Konağı'dır. Kubbealtı Neşriyat tarafından Samiha Ayverdi Külliyatı adıyla çıkan kitapların sayısı 47 adettir. Ödülleri 1978’de Türkiye Millî Kültür Vakfı Armağanı; 1984’te Millî Kültür Vakfı tarafından verilen Türk Millî Kültürüne Hizmet Şeref Armağanı; 1985'te Yeryüzünde Birkaç Adım isimli eseri nedeniyle Boğaziçi Yayınları tarafından Boğaziçi Başarı Ödülü almıştır . 26 Nisan 1986’da, Türk Edebiyat Vakfı tarafından kendisine "Millî Sanata Hizmetleri"nden ötürü bir plaket sunulmuştur. 1988 yılında yayınlanan “Hey Gidi Günler Hey” isimli eseri nedeniyle, Türkiye Yazarlar Birliği'nce kendisine Yılın Dil Ödülü verilmiştir. 1990'da Başbakanlık aile araştırma kurumu kendisine bir şükran plaketi sunmuştur. 1992 yılında Türkiye İlim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği'nce (İLESAM) verilen Üstün Hizmet Ödülü'nü almıştır. İstanbul, Fatih'te Vatan Caddesi üzerinde bulunan Vatan Anadolu Lisesi'nin ismi 2005 yılında değiştirilerek, Samiha Ayverdi Anadolu Lisesi yapılmıştır. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâmiha_Ayverdi