Maharetliyimdir, dışarıdan davulcu denir geçilir ama öyle mi ya! Diğer davulcular var ya, davullarını hem ramazanda hem de düğünde aynı şekilde çalarlar. Oysaki vurma usulü farklıdır. Ramazanda davulun sesi geceyi yırtmalı, karanlıkta cinleri hanelerinden dağıtmalı; ona göre gerersin davulun derisini, tokmak ona göre başka bir tür ağaçtan olur, vuruşların arasında dinlendirilir ses, uzatılır, Davul Allah demeli her vurduğunda... Düğünlerde ise hiç boş durmamalı, derisine vurup durmalı, sesler tren odaları gibi, peşi sıra sağır etmeli kulakları, zurnayla yarışmalı, oynayanları hiç oturtmamalı, kolum ne yorulur ya düğünlerde... Ankara'dan kodaman geldiğinde ise o davul ağır aksak, mehter marşı gibi iki ileri bir geri böyle türkü marş arası bir şey yapılır. Ha, kodaman için kurban kesilirken davula güçlü vurulur, hayvanın canhıraş son çığlığını kodamanın nazik kulağı işitmesin diye... (...) Davula vurmayacaksın, dertleşeceksin onunla. "