Ramazan kandillerini gördüğü vakit Müslüman olduğunu hatırlayan Müslümanlardan idi. Kandiller yandı mı, ellerine tesbihlerini alırlar, dinlememek ve hiç bir şey anlamamak şartıyla camileri dolaşarak Kur'an ve vaaz dinlerler, ikindi vakti kalkmak şartıyla oruç bile tutarlardı. Oruç tuttuğu halde namaz kılmaya lüzum görmeyenler de vardı. Uzun bir namaz olan Teravih'e hiçbiri yanaşmazdı. Ramazan bitti mi, bunların dinî hissi de elveda eder, giderdi. Mevsim elbisesi giyme kabilinden olan bu tür dindarlığa ben her sene şaşırırdım..
Sayfa 17 - İlgi Kültür Sanat Klasikleri Dizisi 37·Kitabı okuyacak
Mutluluk herkesin kendi başına uğraşması gereken bir şeydir. Kişiye özel bir hale gelmiştir. Eziyet de kişinin kendi başarısızlığının sonucu olarak yorumlanır. Böylece devrimin yerini depresyon alır. Kendi ruhumuzu tedaviyle uğraşırken sosyal çarpıklıklara yol açan toplumsal ilişkileri gözden kaçırırız.
Adorno Negatif Diyalektik'te şöyle yazar: "Istıraba ses verme ihtiyacı, bütün hakikatlerin önkoşuludur. Çünkü ıstırap, öznenin omuzlarına binen nesnelliktir; öznenin en öznel unsuru olarak deneyimlediği ifadesi, nesnellik üzerinden dolayımlanmıştır."