Çalıkuşu, sadece bir aşk hikâyesi değil; bir kadının kendi ayakları üzerinde durma mücadelesidir. Feride’nin yaşadığı hayal kırıklıkları onu yıkmak yerine olgunlaştırır. En çok etkilendiğim şey, onun kırıldığı yerden güçlenmesiydi. Gururunu, onurunu ve çalışkanlığını hiçbir zaman kaybetmedi.
Feride bazen fazla gururlu, bazen fazla inatçıydı ama bu onu gerçek kılıyordu. Mükemmel değildi; zaten bu yüzden seviliyor. Kamran’la olan ilişkisi ise aşkın sadece duygudan ibaret olmadığını, güven ve sadakatin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Bence Çalıkuşu’nun en güçlü yanı, Feride’nin “kaçan” değil “kendi yolunu çizen” bir karakter olması. Roman bitince içimde hafif bir hüzün ama güçlü bir hayranlık kaldı.