Kevser Akkurt

Kevser Akkurt
@Kevser_akrt
{Çay sıcak olsun, kitap derin; dünya beklesin.}
Ebedi Talebe
75 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
Çalıkuşu
Puan vermedi·544 syf.··
2026 4. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 16:41
Çalıkuşu, sadece bir aşk hikâyesi değil; bir kadının kendi ayakları üzerinde durma mücadelesidir. Feride’nin yaşadığı hayal kırıklıkları onu yıkmak yerine olgunlaştırır. En çok etkilendiğim şey, onun kırıldığı yerden güçlenmesiydi. Gururunu, onurunu ve çalışkanlığını hiçbir zaman kaybetmedi. Feride bazen fazla gururlu, bazen fazla inatçıydı ama bu onu gerçek kılıyordu. Mükemmel değildi; zaten bu yüzden seviliyor. Kamran’la olan ilişkisi ise aşkın sadece duygudan ibaret olmadığını, güven ve sadakatin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bence Çalıkuşu’nun en güçlü yanı, Feride’nin “kaçan” değil “kendi yolunu çizen” bir karakter olması. Roman bitince içimde hafif bir hüzün ama güçlü bir hayranlık kaldı.
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
Reklam
Kendine Ait Bir Oda
Puan vermedi·136 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 23:07
Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un kadınların düşünsel ve sanatsal üretimde neden geri planda bırakıldığını sorguladığı güçlü bir denemedir. Woolf, yazabilmenin yalnızca yetenekle değil; özgürlük, maddi güvence ve kişisel alanla mümkün olduğunu vurgular. “Kendine ait bir oda” fikri, kadının kendi sesini bulmasının sembolüne dönüşür. Kitap, suçlayıcı olmadan ama sarsıcı bir açıklıkla, kadınların edebiyatta neden görünmez kılındığını gösterir. Düşündürür, rahatsız eder ve en çok da insanı kendi sınırlarını sorgulamaya zorlar.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202448,1bin okunma
Milenaya mektuplar
Puan vermedi·400 syf.··
2026 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 16:43
Franz Kafka’nın Milena’ya Mektuplar adlı eseri, benim için bir kitap olmaktan çok, başkasının kalbini açıp içini okumak gibiydi. Bu mektupları okurken bir okur gibi değil, sanki yazılanlara istemeden tanıklık eden biri gibi hissettim. Çünkü burada kurgu yok; saklanmış bir aşk, bastırılmış bir yalnızlık ve kelimelere tutunarak hayatta kalmaya çalışan bir ruh var. Kafka, Milena’ya yazarken kendini savunmuyor, süslemiyor, güçlü görünmeye çalışmıyor. Aksine, bütün kırılganlığını olduğu gibi ortaya koyuyor. Onun cümlelerinde sevgi kadar korku da var. Yakın olma isteğiyle kaçma arzusu aynı satırda yan yana duruyor. Bu çelişki, kitabın en gerçek ve en sarsıcı tarafı. Ben bu mektuplarda büyük bir aşk hikâyesinden çok, insanın kendiyle mücadelesini gördüm. Kafka, Milena’yı severken bile kendinden emin değil. Sürekli kendini sorguluyor, yetersiz buluyor, sevilmeye layık olup olmadığını tartışıyor. Bu yönüyle metin, sevmenin ne kadar ağır bir yük olabileceğini gösteriyor.
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Panama Yayıncılık · 201465,8bin okunma
Tutunamayanlar
Puan vermedi·724 syf.··
2026 1. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 21:46
Tutunamayanlar bana göre hayata bir türlü ayak uyduramayan insanların kitabı. Selim Işık var mesela; çok düşünen, çok hisseden ama bu dünyaya hiç uyamayan biri. Zaten en başta onun intiharıyla başlıyoruz ve insan ister istemez “Bu adam ne yaşadı da buraya geldi?” diye düşünüyor. Turgut da Selim’i anlamaya çalışırken aslında kendiyle yüzleşiyor. Okudukça şunu fark ediyorsun: Selim sadece bir karakter değil, bazen hepimizin içindeki o “fazla düşünen, fazla sorgulayan” taraf. Kitap bazen dağılıyor, bazen yoruyor ama bu bile anlamlı çünkü hayat da öyle. Oğuz Atay zaten süslü süslü anlatmıyor; kafanın içi nasıl karışıksa, metin de öyle. O yüzden okurken “Evet ya, tam olarak böyle hissediyorum” dediğin çok yer oluyor. Kısacası Tutunamayanlar, bu dünyada kendini biraz fazla yabancı hisseden herkes için yazılmış gibi.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
9/10
·160 syf.··
2024 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2024 23:48
Kitabı sanki okumadım izledim, izlemekte değil hissettim hatta sanki yaşadım. Yazar her duyguyu o kadar güzel belirtmiş ki hissederek okudum. Talat ve Fitnatın aşkı çok güzel anlatılmış. Okuyunca bırakamadığım kitaplardan biri oldu. Sevdiği tarafından sevilmenin verdiği mutluluk ve sevinç, sevdiğinden ayrılmanın verdiği keder ve sonunda kavuşamamanın yarattığı etki, ölümüne sevgi... Sadık bir aşk hikayesi. Ölümle değil ölümlerle dolu bir son.
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Bilge Kültür Yayınları · 201438bin okunma
Reklam