kitapyurdu.com/kitap/keyfiyet-...
Keyfiyet Hanım’ın yazarı. Seyhan Livaneli, Orhan Kemal, Yaz Dostum, Tanpınar yarışmalarında ödüller aldı. Halen hikâye yazmayı sürdürmektedir.
Dabiť'nin anlayışı da yalandan sıyrılmış bir günlük koymaktır ortaya. 3 Haziran 1932'de günlüğüne şunları da yazmış:
"... İnsan günlüğüne sanatı, okurları, aktöreyi umursamadan, her şeyi korkusuzca yazabilir. Bu işin tek tanığı, tek konusu insanın kendisidir. Günlükte, zoraki oluşturmalar ortadan kalkar, edebiyata boyun eğmeler silinir."
Gombrowicz'in dediği şu:
"Ben günlüğü istemeye istemeye tutuyorum. Onun içtensiz içtenliği beni yoruyor. Kimin için yazıyorum bunları? Kendim içinse, niçin yayınlıyorum? Okurlar içinse niçin kendi kendimle konuşuyormuş süsü takınıyorum?"
Denilebilir ki, şimdilerin insanı, zamanını boş geçirmeme sıtması içinde, şaşkınlıktan şaşkınlığa sürüklenmektedir.
Oysa, Amerikan düşünürü John Dewey bir yana, daha ilkçağda, Eflatun, bu boş zaman'ın, gerekliliğine parmak basmıştı.
Benim gördüğüm, sağa saldırsalar da, sola saldırsalar da, kişioğullarının doğru düşünce ipliklerini bir türlü ele geçiremedikleridir.
“Ama, konuşma dilinin doğallığına varan, kendinden çok, Orhan Veli olmuştur.
Orhan Veli şöyle yazar:
"Demek Cemil Meriç utanmış. Eh, ne yapalım? Utanır, utanır. Sonra, o hükmü veren adamın bir kalem serserisi olması meselesine gelince; evvelâ o adamın ismini vereyim: O adam, Thierry Maulnier'dir. Diyelim ki, Thierry Maulnier bir kalem serserisi. İyi ama, ben bir antolojide, ondan nasıl bir kalem serserisi diye bahsedebilirdim?"”
“Yanılmıyorsam, devrik cümleyi bizde ilk kullanan, daha doğrusu, bilinçli ve yoğun bir biçimde kullanan, Ataç'tır. Ataç bunu, konuşma dilinin doğallığına varmak için yapardı.”