Her şeye rağmen ıslak gözleri insanı ıstırap verecek kadar umutla doluydu ,hala hayattaydı bedeni hala sıcaktı, inancı hala şu kötülüklerle dolu dünyada çiçek açtıracak güçteydi. Kırmızı onun için kan, ölüm, Savaş demek değildi hiçbir zaman .Kırmızı onun için sevdiği kızın güzel saçlarına taktığı güller demekti, aşk demekti.O kırmızının bu anlamını hiç hiçbir zaman kabul etmemişti ve ısrarla da öğrenmek istememişti yarısından içeri hoyratça sızmaya çalışan ölümü durdurmak istercesine sağ eliyle sıkıca yarasına bastırıyordu. göğsü inip kalkıyor, hıçkırarak ağlıyordu. Tüm gücüyle haykırmak isterken tükenen gücünün son damlaları ile "yardım et ölüyorum" diye tekrar edebildi sadece...