Charles Dickens’ın “İki Şehrin Hikayesi” kitabı, Fransız Devrimi ve İngiliz devleti arasında geçen bir hikayedir. Kitap, 1775 yılının Londra ve Paris’inde geçmektedir.
Romanın kahramanlarından biri, Charles Darnay, Fransa’dan İngiltere’ye kaçmış bir soyludur. Sydney Carton ise kendisini sevmesine rağmen, Darnay’in fiziksel görünüşüne çok benzer olduğu için onun çiftliğine sık sık gider. Bu iki karakter, Lucie Manette adında genç bir kadına aşık olur. Lucie’nin babası, bir eski mahkum ve birkaç yıl boyunca hapishanede saklanan doktor Manette’dir.
Kitap, İngiliz ve Fransız toplumlarının ve hükümetlerinin durumları arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ele almaktadır. Fransız halkı yoksul ve açlık içindeyken, İngilizler daha zengin ve güvendeydi. Ancak, hikaye ilerledikçe İngiltere’de de haksızlık ve zulüm olduğu görülür.
Kitap, Darnay’in Fransa’ya dönmesiyle doruğa ulaşır. Fransız Devrimi’nin patlak verdiği bir dönemde, Darnay, Fransız aristokrat sınıfının tüm üyeleri gibi ölüm cezasına çarptırılır. Darnay’in idamı, Lucie ve babası üzerinde büyük bir etki yaratır ve Sydney Carton, Lucie’in mutluluğu için kendisini feda eder.
Kitap, aşk, acıma, ihanet, ihtiras ve fedakarlık gibi temaları ele alır. Ayrıca, Fransız Devrimi’nin tarihi önemine de değinir ve insan doğasının zorlukları hakkında birçok ders sunar.