"Çarşıdaki oyuncakçıda defterimi açtığımda 'aslan maskesi' yazdığını gördüm. Benim yazım değildi. Ne oluyor diye düşündüğümde anladım. Bu, Yozo'nun yaramazlığıydı! Ben ona sorduğumda hiçbir şey söylememişti ama herhalde dayanamamış ki sonradan aslan maskesi istemiş. Değişik bir çocuk. İstemiyormuş gibi yapıp yazıyor. O kadar istiyorsan söylemen yeterli. Oyuncakçının ortasında güldürdü beni."
O aslan maskesini hiç mi hiç istemiyordum. Onun yerine kitap çok daha iyi olurdu. Fakat babamın bana maskeyi almak istediğini fark edip onun bu niyetine karşılık olarak gönlünü almak için gecenin o saatinde böyle bir maceraya çıkmıştım gizlice.
" Babam Tokyo'ya gitmeden önceki her gece çocukları oturma odasına toplar, dönerken ondan almasını istediğimiz bir şey olup olmadığını gülümseyerek sorar ve cevapları küçük defterine yazardı. Bizimle böyle samimi ve arkadaşça olduğu enderdi."
"İnsanlarla genelde konuşamam bile. Neyi nasıl söylemem gerektiğini de hiç bilmiyorum.
İşte bu noktada aklıma soytarılık geldi.
Bu, benim insanlara son yakınlaşma çabamdı."