"Bunun için ondan nefret mi ediyorsun?"
Dudakları gülümsemeyi andırarak kırıldı. "Bir zamanlar ediyordum." Gözlerini bana çevirdi. "Seni tanımadan önce."
"Benimle yürüyüşe gelir misin?"
Derin bir nefes aldım "Tabii." Geceliğimi fark edince utanarak doğruldum. "Artık giyinsem iyi olur."
"Bence gayet iyi görünüyorsun."
Kaşımı kaldırdım. "Nedimeler görse üzerimde pijamamla prensle dolaşmamı garipsemez mi? Her neyse, nerem doğru ki zaten."
Gözleri beni sarmalarcasına üzerimde gezindi. "Ne giyersen giy çok güzelsin."
Buzdan Kıvılcım kitabını Adora Yağmur imzasında fuardan arkadaşımla beraber hevesle satın almıştık. İkimiz de okumadık. Daha doğrusu okuyamadık. Kitabın konusu falan ilgimizi çekmişti ama kitap sarmıyor. O hikayenin içine bir türlü giremedim, içimde merak da uyandırmadı. Uykum geldi okurken. En sonunda yarım bıraktım doğru düzgün okuyamadım bile aşırı sıkıcıydı. Düşmandan aşka dediler düşmanlığı ben göremedim açıkçası. Daha çok ergen çatışması veya okulda hoşlanmadığın bir erkekle ayak üstü yapılan konuşma gibi geldi. Düşmanlık bu kitabın neresinde anlamadım. Daha düşmanlığı göremeden takım arkadaşı oldular ne anladım ben bu işten.
Buzdan KıvılcımAdora Yağmur · İndigo Kitap · 20241,470 okunma