Vaktiyle biz bir ihtilal yaptık. Açlıktan, terden ve bitlerden bıktığımızı söyledik. Onun için boğalar kestik, kafalar kırdık ve kan döktük. Dökülen, onların ve bizim kanımızdı. Bu sayede hürriyet yolunu kanla yıkayarak temizleyecektik. Şimdi etrafına bak. Etrafına bak, Yoldaş Taganov. 1915 'ten beri Parti üyesisin sen! İnsanların, kardeşlerimizin nerede olduklarını görüyor musun? Bir kadının kan kusarak yolda yere yıkıldığını ve açlıktan öldüğünü gördün mü? Ben gördüm. Geceleri hızla giden büyük otomobillerin farkında mısın? Bunların içinde kimlerin oturduğuna dikkat ettin mi?
Biz bir spekülatörü vuruyoruz ve ona karşılık yüz spekülatör her gece Nevsky'de taksiye biniyor. Bir komünist öldürdükleri zaman köyleri yerle bir ediyoruz. Açlıktan deliye dönmüş köylüleri sıra sıra dizip makineli tüfeklerle tarıyoruz. Bu arada intikamı alınmış yoldaşın on parti arkadaşı, gömleğinde pırlantadan düğmeler olan birinin evinde oturup şampanya içiyorlar. O adam pırlantaları nereden bulmuş? Şampanyanın bedelini kim ödüyor? Bu işleri incelemiyoruz.
Ben dört yılımı Sibirya'da harcadım. Çünkü insanların aç ve yarı çıplak kaldığını, çizmeler altında ezildiğini görmüştüm. Bu yüzden hürriyet istedim. Ama hala insanların aç ve yarı çıplak kaldığını ve çizmeler altında ezildiğini görüyorum. Sadece bu seferki çizmeler kızıl renkte.