Yarından ötesini düşünmemeye çalışıyoruz. Hatta bazen bir saat ötesini bile düşünmek istemiyoruz ...Neye inandığımı bilmek istiyor musun? Onların bunu kasten yaptıklarına inanıyorum. Onlar düşünmemizi istemiyorlar. Zaten bu yüzden bu şekilde çalışıyoruz. Bütün gün çalışıp birkaç kuyrukta sıra bekledikten sonra da zamanımız kaldığı için sosyal hareketlere karışmamızı istiyorlar.
Sana nasihat edeceğim. Bu ülkeyi elinizde tutmak istiyorsanız dünyadakilere sabah kahvaltısı için kelle uçur duğunuzu ve alay alay insan vurduğunuzu söylemeyin. Dünya sizlerin korkulacak ve sayılacak dev gibi bir canavar olduğunuzu düşünmemeli. Sizin şerefle mücadele edebileceğinizi zannetmeli. Onlar sizin kahramanlardan, hatta canavarlardan meydana gelmiş bir ordu olmadığınızı bilmemeli. Sadece küstah olmayı öğrenmiş, sararıp solmuş, fıtıklı muhasebeciler olduğunuzu anlamamalı. Sakın onlara sizin vurulacak değil, dezenfekte edilecek yaratıklar olduğunuzu öğretmeyin. Sizinle topla değil asit fenikle mücadele etmeleri gerektiğini bilmeliler!
Sınavı yapan görevli, sert bir sesle, "Gazeteleri okumuyor musun, yoldaş?" diye sormuştu. "Okuyorum, yoldaş." "Bunları daha dikkatli okumanı tavsiye ederim, yoldaş. Biz mesleklerinin dar sınırlarının dışına çıkmamış eski tip akademisyen ve bilgileri sınırlı uzmanlar istemiyoruz. Modern öğretmenlerimiz, siyasi bakımdan aydın olmalıdır. Onlar Sovyetler'in gerçekleriyle yakından ilgilenmeli ve devlet düzenimizin ayrıntılarına yakın ilgi göstermelidirler...