insan yüzü görmek istemiyordum; neşe ya da memnuniyet seslerinin tümü işkenceydi beni için. yalnızlık tek avuntumdu... derin, karanlık, ölüm misali yalnızlık.
dürtülerimiz açlık, susuzluk ve şehvetle sınırlı kalsaydı, neredeyse özgür olurduk; ama şimdi esen her rüzgarla, tesadüfen söylenmiş bir sözle, ya da o sözün anlattığı görüntülerle heyecanlanıyoruz.
unutma ki, ben senin yaratığınım; ben senin adem’in olmalıydım ama hiçbir suç işlemeden neşeden mahrum ettiğin, cennetten kovulan melek sayılırım daha çok.