📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her şeyi deneyle kanıtlamak en iyisi. Öyle olunca her şeyi biliyorsunuz. Oysa yalnızca tahminlerle, varsayımlarla ve zanlarla hareket ederseniz asla eğitimli biri olamazsınız.
Öğrenemeyeceğiniz bazı şeyler vardır ama bunları tahmin yürüterek bilemezsiniz. Hayır, sabırlı davranıp öğrenemeyeceğinizi öğrenene kadar deney yapmalısınız. En güzel yolu budur. Dünyayı ilginç kılar. Eğer öğrenecek hiçbir şey olmasaydı, dünya donuk bir yer olurdu. Öğrenmeye çalışıp öğrenememek bile öğrenmeye çalışıp öğrenmek kadar ilginçtir.
Her güzel şeye büyük bir hırsla sahip olmak istediğim için beceriksizce yakalamaya çalışıyordum. Bazen çok uzak oldukları halde burnumun dibindeymiş gibi görünüyorlardı ve aramızda dikenler oluyordu! Bundan bir ders çıkardım.Kendi kafamdan bir de önerme yazdım.Bu benim ilk önermem: Çizik Deney, dikenden uzak durur. Bana kalırsa ilk önerme için çok iyi.
Kitap bir devam kitabı ama ilk kitaptaki heyecan kesinlikle yok olmuş ve yerine bolca politika girmiş.Yarısı ve belki daha fazlası devlet adamlarının diyalogları ve karşılaştıkları olağanüstü duruma çözüm getirme arayışlarından oluşuyor. Bu da esas olayların başlangıcını epeyce erteliyor. Ama esas olaylar bir kere başladı mı artık kitabı elinizden bırakamıyorsunuz demek iddialı olsa da olayların akışına kendinizi kaptırıyorsunuz.
Ilk kitabı ( körlük salgınından bahsettiği) o kadar etkileyiciydi ki kör olmaktan korkarak okudum ama burda bu tarz bir etkileyicilikten ziyade çarpıcılık var. Karakterler ölümlerini birden yaşıyorlar tıpkı gerçek hayattaki gibi. Esere ne bir "ölmeden önce son sözler" dramı katma derdi var yazarın ne de karakterlere ölümlerinin yaklaştığını hissettirerek yarım kalan işlerini tamamlama fırsatı verme. Her şey gerçek hayattakinin yansıması gibi ve bu çok çarpıcı bir dille anlatılmış.
Uzun lafın kısası ilk yarıya kadar sıkıcı olabilse de ikinci yarısı için okumaya değer