« Yaz sıcakları bastırdığında, her yerde kokmaya, çürümeye başlayan bu çöplerle, hayvan leşleriyle, belki de insan cesetleriyle –evlerinde ölüp gitmiş insanlar vardır mutlaka– ne yapacağız bilmiyorum, dedi doktor, bütün kötülük bir düzen kuramamış olmamızdan kaynaklanıyor, her binada, her sokakta, her semtte bir düzen kurulması gerek, Bir hükümet gerek, dedi karısı, Bir düzen, beden de belirli düzeni olan bir yapı, bu düzeni koruduğu sürece hayatta kalıyor, ölüme gelince, bu, düzenin bozulmasının getirdiği sonuçtan başka bir şey değil, Bir körler toplumu yaşamını sürdürebilmek için nasıl bir düzen kurabilir, Örgütlenerek, örgütlenmek bir bakıma görmeye başlamak demektir, Haklısın kuşkusuz ama yaşadığımız bu körlük deneyimi bize yalnızca ölüm ve sefalet getirdi, gözlerim, senin muayenehanen gibi hiçbir işe yaramadı, Yaramaz olur mu, biz senin gözlerin sayesinde hayatta kaldık, dedi koyu renk gözlüklü genç kız, Benim gözlerim görmeseydi de hayatta kalırdık, çevremiz yaşayan körlerle dolu, Ben, hepimiz sonunda öleceğiz, diyorum, bu yalnızca bir zaman sorunu, Ölüm her zaman bir zaman sorunu olmuştur, dedi doktor, Ama insanın yalnızca kör olduğu için ölmesi ölümlerin en kötüsü, Hastalandığımız, kazaya uğradığımız için ya da bir rastlantı sonucu ölüyoruz, Şimdi bir de kör olduğumuz için öleceğiz, yani demek istediğim, körlükten ve kanserden, körlükten ve veremden, körlükten ve AIDS’ten, körlükten ve kalp krizinden öleceğiz, hastalıklar insandan insana değişebilir, ama şu anda bizi tam anlamıyla öldüren yalnızca körlük, Ölümsüz değiliz, ölümden kaçamayız ama hiç olmazsa kör olmaktan kaçınmalıyız, dedi doktorun karısı, Nasıl kaçınabiliriz, körlüğümüz somut ve gerçek, dedi doktor, Ben öyle olduğundan o kadar emin değilim, dedi karısı, Ben de öyle, dedi, koyu renk gözlüklü genç