Olmuyor ! Herkes sözcüklerle doğuyor ,içlerinde yaşıyor ,onlarla yapılanıyor, ama bunun böyleliğinin ayırdında olmak ''gerçek gülünç ,acı ''; insanın kellesini uçurası geliyor . Hayali ''ben''le toplumsal ''ben'' arasındaki uçurum sözcüklerin yalnızca araç olarak kullanılmasını terk ettikten sonra gerçekleşiyor yani bu uçurumun oluşturulmasındaki derin dil etkisi ancak sonra yine traji-komik kullanımıyla dışlaştırılabiliyor, biraz ve belki o zaman eklenebiliyoruz biraz...
Geçmişin peşine yalnzca düşlerde düşülebilir sanıyorum ,uyanınca bir bir sözcüklere dökünce iç sesiyle ,karanlık imgeleri.Ve ben de böyle yapıyorum sanki yüzyıllardır...Öyle korkunç bir otoanaliz ki bu artık her şeyi bilmek ( megalomani ya da gnostizm değil bu ) bir bıkkınlık veriyor, sıyrılmak istiyorum bu iç ve dış kuşatılmışlıktan ,anlamlandırmadan ,dille getirmeden ,dilden götürmeden...