Hakikat medeniyeti, üç gücün bileşkesi sonucunda ya yükselişe, ya durgunluğa, ya düşüşe yönelir. Bu üç güç: yıkıcılık, yapıcılık, kuruculuktur. Bu üç güç, Kur'an'da solcular, sağcılar, öncüler ( yarışanlar) diye anılan üç topluluğa karşılıktır. Eğer yıkıcılar, öbür ikisinden daha ağır basarsa toplum düşüş ve yıkılış çağına girer. Yapıcılar ve kurucular daha ağır basarsa, o toplum ilerlemektedir. Denge halinde de, durgunluk var demektir.
İnsan, Yaratıcı'nın önünde eğilendir; Tanrı önünde eğildiği gibi, Tanrı yolunda da eğilendir. Buna karşılık, o, kendi nefsi önünde eğilmeyen, tabiata râm olmayan, eşyanın ve maddenin buyruğuna girmeyendir.
Müridin şeyhe teslim oluşu, sadece bir terbiye yöntemidir. Geçicidir. Tanrı'ya teslim oluş eğitiminin başlangıcıdır bu. Yoksa şeyhi putlaştırma olur ki, islam, bu putlaştırmaya karşı çıkmıştır.