Slovenka Drakuliç’in “Komünizm Gitti, Biz Kaldık ve güldük "adlı kitabı, Doğu Avrupa ülkelerinde komünizm dönemi ve sonrasındaki kadınların yaşamına dair derin, samimi ve zaman zaman kara mizahi bir bakış sunuyor. Drakuliç, bireylerin günlük yaşamlarında komünizmin siyasi, ekonomik ve sosyal etkilerini insani ve kadın odaklı bir bakış açısıyla ele alıyor.
Kitap, özellikle kadınların komünist rejimler altındaki yaşamını inceliyor. Yazar, birçok kadınla konuşmuş, acılarını, umutlarını, korkularını ve hayallerini dinlemiş ve devlet politikalarının kişisel yaşam ve kadın kimliği üzerindeki etkilerini gözler önüne sermiştir. Kitap, gösterişli komünist sloganlar (adalet, eşitlik, ortak refah) ile halkın yaşam gerçekleri arasındaki çelişkiyi ortaya koyuyor. Komünizm ideolojisi adalet ve eşitliği savunsa da, pratikte birçok temel ihtiyaç karşılanamıyordu.
Drakuliç, komünist dönemde ciddi ekonomik sorunlara dikkat çekiyor: ekonomik özgürlüğün olmaması, tüketim mallarının yetersizliği ve hatta kadınların basit hijyen ürünlerine erişememesi. Kitabın önemli noktalarından biri, halkın yıllar süren komünizm yaşamı sonrası yoksulluğa ve eksikliklere alışmış olmasıdır; temel ihtiyaçların yokluğu “normal” görünüyordu ve pek çok kişi acının derinliğini fark edemiyordu.
Komünizmin çöküşünden sonra yaşam demokrasi veya serbest ekonomi ile değişiyor, ancak yaralar derin kalıyor. Drakuliç, geçmişteki korku, hatıralar ve hükümet kültürünün uzun süre insan zihninde kalmasını analiz ediyor. Yazar, acı gerçekleri ifade etmek için mizah kullanıyor. Bu mizah ne acıdan yoksundur ne de yalnızca eğlencelidir; aynı zamanda halkın politik baskılara karşı psikolojik direncini göstermenin bir yoludur.
Kitap, okuyucuyu sadece siyasi açıdan değil, insanların günlük yaşam perspektifinden de