«Bizler için yok.» dedi Uliva . .."Bizler için bundan başka bir şık olmamıştır hiçbir zaman. Ya köle gibi hizmet edersin, ya da ölürsün. Hiçbir şeye kapılmadan yaşamak isteyen ve kendi düşüncelerinden başkasına boyun eğmeyen bir insan, kanun dışı sayılır toplumda, devlet de, düşman gibi peşine düşer. Öğrenci gurubumuzu hatırlıyor musun? Hapse girmeyenlerin, ya da açlıktan ölmeyenlerin sonu çok daha kötü oldu, yani devlet memuru oldular. Piazza Venezia'da
'Yaşasın Hürriyet' diye bağırıp on ay hapis yattıktan sonra, bir zaman, kışları yoksul yatakhanelerinde, yazları da ceketimi başımın altına koyup Tiber köprülerinin altında, kapı diplerinde ya da kilise merdivenlerinde uyuyarak geçirdim.
Polislerin çoğu da köyden gelme; ellerine ihtila!ci köylüler geçirince nasıl öfkelendiklerini tahmin edemezsin. Bir kentli hürriyet istediği zaman kanunlara karşı geldiği düşünülüyor, ama hürriyet peşinde
koşan kimse eski bir köylü olursa, bunu korkunç bir suç olarak görüyorlar ve yetkililer bütün hınçlarını bu çeşit adamlardan çıkarıyorlar. Çok kere öldürüyorlar onları. Sağ kurtulan olsa bile, hapisten öyle perişan bir halde çıkıyor ki, hemşehrileri korkup yanlarından kaçıyorlar.
Dıştan bakılınca, olağanüstü birşey olmamıştı. Ama ilci insanın lwnuşup anlaşması yine de olağanüstü birşeydi. Bunu düşündükçe doğru dürüst uyku girmiyordu gözüne. Büyük olaylar hep böyle doğmuştu. Ama insanlar hiçbir şeyin farkında olmadan gerçekleşmişti bu olaylar