Yargıç, adaleti lütuf gibi dağıtmak için değil, yasalara göre hüküm vermek için o mevkiye getirilir. Hatta hoşuna gidenlere lütufkâr davranacağına değil, yasalara göre karar vereceğine yemin eder. Bizler sizi yeminlerinizi bozmaya alıştırmamalı, sizler de buna alışmamalısınız, çünkü bu durumda siz de, biz de tanrıların emirlerine karşı gelmiş oluruz
Öldürülenin yabancı ya da akraba olması arasında herhangi bir fark gözetmen ne kadar da gülünç Sokrates. Düşünülmesi gereken tek şey, katilin cinayet işlerken haklı mı yoksa haksız mı olduğu. Katil eğer hakliysa serbest bırakılmalı, haksızsa aynı evi ve aynı sofrayı paylaştığın biri de olsa adalete teslim edilmelidir. Böyle biriyle ilişkini bile bile sürdürür, dava açarak onu ve kendini suçtan arındırmazsan, sen de onun kadar kirlenmiş olursun. Aslında öldürülen adam bizim işçimizdi, Naksos Adası'nda çiftçilik yaparken yanımızda çalışıyordu. Bir gün iyice içip sarhoş oldu ve kölelerimizden biriyle kavga ederek onu öldürdu. Bunun üzerine babam işçinin elleriyle ayaklarını bağlayarak bir çukura attı ve bu konuda ne yapması gerektiğini sorması için bir adamını buraya, dini yorumcunun yanına gönder di. Ama babam bu süre içinde eli kolu bağlı işçiyle katil olduğu için ilgilenmedi, onu tamamen ihmal etti ve ölür mü ölmez mi diye hiç umursamadı. Sonunda da olan oldu tabii. Haberci dinî yorumcunun yanından dönene kadar adam açlıktan, soğuktan ve sımsıkı bağlı kalmaktan öldü. Şimdi de bir katıl uğruna babama cinayet davası açıyorum diye babam ve diğer akrabalarım bana çok kızgın. Babamın cinayet falan işlemediğini, ayrıca işçiyi öldürdüğünü varsaysak bile, adam katil olduğuna göre onun tarafını tutmamam gerektiğini söylüyorlar. el Çünkü bir evladın babasına cinayet davası açması dine uygun değilmiş. İşte Sokrates, ilâhî adalet, dine uygunluk ve dine aykırılık hakkında bilgileri bu kadarmış!
Resmi suçlamanın metni şöyleydi: "Sokrates, kentin inandığı tanrılara inanmadığı, yeni tanrılar icat ettiği ve gençleri yoldan çıkardığı için suçludur. Ölümle cezalandırılmalıdır."