M.

M.
@Kingslayer_
Kelimeler Rüzgârdır
Bahçelievler'de Boğularak Öldürülen 7 TİPli Genç
Haluk Kırcı katliamı nasıl yaptıklarını sıkıyönetim savcısına anlatıyor "Kapıyı çaldık, kapı açılır açılmaz içeriye girdik, hepsini yere yatırdık. Ne yapacağımız konusunda talimat almak için Abdullah'a (Çatlı) birini gönderdik. Abdullah eter ve pamuk göndermiş, 'hepsini teker teker bayıltıp öldürelim' demiş. Dışarı çıkıp arabada bekleyen Abdullah'la konuştum. 'Evde öldürmek zor olacak, ikişer ikişer götürüp öldürelim' dedim. Olur dedi. İki kişiyi büyük reisin arabasına bindirip Eskişehir yoluna götürdük. Müsait bir yer bulup ikisini de yere yatırıp kafalarına ateş ettik. Geri döndük. Böyle zor olacağını anlayınca Abdullah 'tek tek boğalım bunları' dedi. Bir tanesini zorla boğdum. Diğer dördünü bu şekilde öldürmek zor olacaktı. Arkadaşları gönderdim sonra da sedirin üzerinde bulunan dört kişiye yakın mesafeden ateş ederek mermilerin hepsini boşalttım. Silahı da götürüp Abdullah'a verdim."
Sayfa 160·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Meletos öldü, Sokrates yaşıyor: Sakarya, Bolu ve Düzcede, üzerinde "Meletos öldü, Sokrates yaşıyor" yazılı siyah kartlar DGM Savcısı Nusret Demiral'a postalandı. Eylemciler yaptıkları açıklamada "zâlimliği ile ünlü savcı Meletos'un adını dahi kimse hatırlamıyor; ama onun yargılayıp ölüme mahkûm ettirdiği Sokrates ise hâlâ fi-kirleri ile yaşıyor" dediler.
Sayfa 140·Kitabı okudu
"Avukat Bey, Menderes nasıl, görüşe gidebildiniz mi?" Düşünüyorum, Menderes diye bir tutuklu yok. "Kim, kim?" "Menderes, ben Menderes'in babasıyım, Kars'tan arıyorum." Arkadan kadın sesleri de geliyor, birileri amcaya sufle yapıyor: "Paşa, Paşa desene." "Paşa Paşa, Avukat Bey, Paşa'yı soracaktım?" Paşa'ya durumu anlatınca gerçek aydınlandı. Paşa 1959 yılında doğuyor, fakat babası hemen nüfusa kayıt ettirmiyor. Bir iki sene sonra gidiyor nüfus memurluğuna, "Çocuğu nüfusa kayıt ettirecektim." "Adı ne amca?" "Menderes..." Adam birden kafasını kaldırıyor önündeki kâğıtlardan, telaşlı. Sus işareti yapıp amcayı odaya alıyor. "Amca Menderes olmaz. Menderes asıldı bilmiyor musun?" Paşa'nın babası şaşkın, memurun korkusu ona da bulaşıyor. "Ne koyalım o zaman?" "Paşa koy, paşaların zamanı şimdi..." İşte bizim Paşa'nın isim öyküsü böyle, bu aynı zamanda Türkiye'nin siyasî tarihi için de küçük bir kan tahlili. Bu örnekle devletin zihniyetini çözmek mümkün. "Ulan Paşa" dedim, "Hayata Menderes olarak başla, sonra paşa ol, şimdi gel komünist partisi üyeliğinden yargılan." Nereden nereye... Hayat bu!
Sayfa 132·Kitabı okudu
O dönem yaşananlar için birçok örnek var ama durumun vehameti hakkında bilgi vermesi açısından bir tanesinden söz etmeliyim. Olay kısaca şöyle: 14 Ocak 1989 gününün gecesi Cizre'nin Yeşilyurt Köyü özel tim kuvvetlerince kuşatılır, köyün kadınları ve erkekleri meydanda toplanır, aralarında aranan şahıslara ya da benzerlerine rastlanamaz. Köyün kadınları bir kenara ayrılır, aralarından köyün imamı ve birkaç yaşlı da ayrılarak bir duvar önünde bekletilir. Diğerlerine çamurların üzerinde yat-kalk yaptırılır, operasyonu yürüten Binbaşı Cafer Tayyar Çağlayan yerdeki köylülerin sırtlarında gezer. Aranılan teröristlerin yerlerinin söylenmesi istenir. Köylüler 'bilmiyoruz' dedikçe dayak ve işkence devam eder. Köyün muhtarı Abdurrahman Müştak hakaret ve dayakla sorgulandıktan sonra köyün yaşlılarından muhtarın amcası Kamil, köy okuluna götürülerek dövülmeye başlanır. Haykırışları tüm köylüye dinletilir Dayaktan sonra köylüler hala "bilmiyoruz insan dışkısı konup bunu oradaki erkeklere yedirmesi istenir Kamil Amca "yapamam" deyince dayak faslı yeniden başlar Tek tek köylülerin ağzına dışkı sürülür, yedirilir. Sonra Kamil Amca'nın oğlu Bahattin'e emir verilerek babasına dışkı yedirmesi istenir. Sonunda Binbaşı ve ekibi Kamil Amca ve birkaç köylüyü yanlarına alarak köyden ayrılır. O dönem Şırnak'ta avukatlık yapan Orhan Doğan ve Hasip Kaplan'ın gayretleri ile bu konu yargı önüne getirilmiş ve binbaşı hakkında dava açılabilmişti. Ancak Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi güvenlik gerekçesiyle davanın Ankara'da görülmesine karar verdi. Dosya Ankara'ya gelince konuyla ilgili olarak IHD Genel Merkezi'nde yapılan toplantıya ben de gittim. Orhan Doğan, Hasip Kaplan ve Zübeyr Aydar'ı orada tanıdım. Boylu poslu yakışıklı bir Kürt olan, köyün dışkı yedirilen muhtarı da vardı. Olay beni derinden
Sayfa 114·Kitabı okudu
Modern ceza yargılamasında delilden sanığa ulaşılması amaçlanırken, Cuntanın ceza yargılamasında sanıktan delile ulaşma yöntemi uygulanıyordu. Bunun da bilinen tek yöntemi işkenceydi. Gözaltına alınanlar doğrudan emniyetin mahzeninde bulunan DAL denilen yere götürülüyor ve artık dünya ile ilişkileri kesiliyordu. Yasal gözaltı süresi 90 gün; ne zaman savcılığa çıkarılacağı artık polisin insafına kalmış, gözaltına alınan kişi ifadesini işkencecinin istediği gibi yazdırsa dahi sırf eziyet olsun diye işkenceye devam ediliyor, özellikle kadınlara...
Sayfa 83·Kitabı okudu