Mehmet Kirmasti

Mehmet Kirmasti
@KirmastiliMehmet
Kapitalist Ahlâk
Çağımızın insanını dürüstlüğe iten ve dürüstlüğü benimsemesini sağlayan faktör, onun çıkar sağlama duygusudur. Bu hasletlere bugün salt maddî çıkar açısından bakılmakta ve bu amaçla kullanılmaktadırlar, nitekim herhangi bir çıkar sağlamayacaksa, hiçbir kıymeti harbiyesi bulunmamaktadır. Evet, çağdaş dünyamızda ahlâk da, maddî çıkarların hizmetine girmiş durumdadır.
Sayfa 68 - Kevser Yayıncılık
Düşünce
Reklam
Din Algımızı Gözden Geçirmek
Onun için diyoruz ki; gelin bugüne kadar inandığımız din olgusunu yeni baştan gözden geçirelim. Uluslararası istikbarın, kedinin fare ile oynadığı gibi bizimle oynamasına izin vermeyecek bir din olgusunu yakalayalım. Aziz olalım, izzetli olalım, hiçbir Müslüman bir başka Müslümana, “Kaşının üstünde kara var.” deme cesareti bulamasın. Bu güne kadar yaşanan din buna geçit verdi ama bugünden sonra buna geçit vermeyelim.
Sayfa 228 - Kevser Yayıncılık
Alıntı
Evliliğin Hedefi
Evet, iyi ve güzel ahlâklı bir eş, Allah'ın en büyük nimetlerinden biridir. Böylesi biri, nefsi temizleyip güzelleştirme, Allah'a (c.c) doğru yücelme konusunda yardımcı olacaktır. Bu mesele, evliliğin en önemli hedeflerinden biri olmalıdır. Bu açıdan İmam Ali (a.s), zifaf gecesinin sabahında Hazret-i Zehra'nın hatırını soran kayınpederi Yüce Peygamber'e (s.a.v) cevaben şöyle demektedir: "Zehra, Allah'a itaat için en büyük yardımdır." Hazreti Ali (a.s) bu kısa cümleyle, bir kadının değerini en güzel şekilde açıklamakta ve evliliğin hedefini ortaya koymaktadır. Maldan, güzellikten, ev bark sahibi olmaktan bahsetmemiş, tersine şöyle buyurmuştur: "Zehra, Allah'a itaat için en büyük yardımdır."
Kevser Yayıncılık
Kitap Alıntısı
Hurafelerle Mücadele
İbrahim'in vefat ettiği gün, güneş tutuldu. Doğanın sabit kanunlarından haberdar olmayan bir grup, güneş tutulmasını, İbrahim'in ölümüyle ilintilendirdiler. Gerçi böyle bir düşünce, yersiz ve yanlıştı, ama Hz. Peygamber'in (s.a.a) yararına tamamlanacak bir durumdu. Hz. Peygamber (s.a.a), sıradan birisi olsaydı, halkın cehaletinden makamını sağlamlaştırma ve pekiştirme yönünde yararlanırdı. Ancak o, böyle bir tasavvura rağmen, bunu duyar duymaz, minbere çıktı, gerçeği anlattı ve şu sözlerle halkı aydınlattı: Ey insanlar! Şunu iyice bilin ki, güneş ve ay, Allah'ın kudretinin birer göstergesidirler. Onlar, Allah'ın üzerlerine koymuş olduğu tabiî kanunlar gereği, kendilerine has bir yörüngede hareket etmektedirler. Kesinlikle birinin doğum günü veya diğerinin vefatı hatırına güneş veya ay tutulmaz. Sizin üzerinize düşen, ay ve güneş tutulduğunda anında ayet namazı kılmaktır. O, halkın hurafe ve efsanelerle dolu batıl inançlarından işlerine geldiği şekilde yararlanan, hatta gerçekleri kendi lehlerine yorumlamaya çalışan fırsatçıların aksine, gerçeklerin üzerini örtmedi ve halkın bir konuda cehaletinden asla yararlanmadı. O, o gün, böylesine batıl bir inanca göz yumacak olsaydı; tabiat âleminin üzerinden birçok konuda perdelerin kalktığı, özellikle de güneş ve ay tutulmaları gibi doğa yasalarının ve olayların nedenlerinin tam anlamıyla anlaşıldığı günümüz dünyasında, doğanın yaratıcısı ve yasamacısı olan Allah tarafından seçilmiş evrensel ve ebedi bir rehber olarak kabul görmezdi.
Kevser Yayıncılık
Kitap Alıntısı

Mehmet Kirmasti

, 1000Kitap'a katıldı.