Belki de zorunluluklardan kısa bir süre de olsa uzaklaşınca zalim kapitalizmin birer makine dişlisine dönüştürdüğü bedenlerimiz gevşemekte, başımız kalkmakta, duyularımız barışçıl bir miskinlikle ötekine yönelebilmeyi başarmaktadır.
Ölmek denen deneyimin korkutucu hiçbir yanı yoktur. Bu dünyadaki temel meşguliyetimiz yalnızca öğrenmek olmalıdır; hayatı öğrenmek ve tüm benliğimizle sevmeyi öğrenmek.. Öte dünya korkusu yersiz, boş ve uydurmadır.
İnsanlar, tuhaf bir biçimde, hem bu dünyadan sonsuza kadar ayrılmak istemezler hem de bu dünyayı hafife alıp sözde öteye doğru uzanan saklı bir ereğin peşine düşmüş görünmekte soyluluk bulurlar.