Ölülerden neden korktuğumuzu da anlayamıyorum. Cesaret timsali olduğunu söyleyen bir kişi bile bir gece mezarlıkta kalmayı ya da morga girmeyi duyduğunda nereye kaçacağını bilemiyor. Canlısından korkmadıklarımızın, cansız bedeninden neden korkarız?
Sürekli korkularımdan kaçarak yaşayabilirim ya da inadına hayallerimin peşinden koşabilir, düştükçe kalkmayı öğrenebilir, korkularımdan kaçmak yerine yaşamayı seçebilirim.
Kendi girdaplarımda sürüklenmeyi, belirsizliğe koşmayı seçen benim. Küçük Prens'e imrenip, olduğu yerde kalamayan da, güvenli limanlarda duramayan da benim.